Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/1867 E. , 2025/12254 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/506 E., 2024/748 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama, bozma Bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itiba
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/1867 E. , 2025/12254 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/506 E., 2024/748 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, kamu malına zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama, bozma Bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve sanık ... ... müdafii duruşmalı inceleme talebinde bulunmuş ise de; hükmolunan ceza miktarı yönünden 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereği duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede; Sanık ... hakkında Mahkemenin 23.02.2016 tarihli hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve kamu malına zarar verme suçlarından verilen beraat hükümlerinin suçtan zarar gören .... A.Ş. vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.07.2023 tarihli kararıyla anılan hükümlerin diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmesine rağmen, bozma sonrası yapılan yargılamada sanık ... hakkında bahsi geçen suçlardan karar verilmediği anlaşılmakla, sanık ... hakkında her üç suçtan zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. I- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas TCK'nın 143. maddesinden doğru olarak 1/2 artırım yapılmasına rağmen hükmün delillerin tartışılması ve gerekçe kısmında anılan maddeden 1/6 oranında artırım yapıldığının yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Sanık hakkında anılan suçtan kurulan hükümde tekerrüre esas alınan Kars 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 28.03.2014 tarihli, 2013/295 E. 2014/255 K sayılı ilâmına konu olan 10.07.2014 tarihinde kesinleşen TCK'nın 230/5 maddesinden hükmedilen 1 ay 20 gün hapis cezasına ilişkin dinsel tören ile evlenme suçunun Anayasa Mahkemesi'nin 27.05.2015 tarih, 2014/36 Esas ve 2015/51 Karar sayılı kararı ile TCK 230. maddesi 5 ve 6. fıkralarının Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edildiği ve sanığın da tekerrüre esas alınabilecek başka bir ilâmı bulunmadığı anlaşılması karşısında sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz istemi bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanması ile ilgili kısmın çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanıklar hakkında kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede; Sanıkların suça konu olan deponun kamerasını ve asma kilidini kırmaları şeklindeki eylemine uyan, 5237 sayılı TCK'nın 151/1 maddesinde tanımlanan suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi uyarınca hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının 07.05.2015 olan ilk mahkumiyetler tarihi ile inceleme konusu olan 14.11.2024 karar tarihi arasında dolduğu dikkate alınarak, anılan suçtan açılan kamu davaların düşürülmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde sanıkların mahkûmiyetlerine kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafii ile sanık ... temyiz istemleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanıklar hakkında açılan kamu davalarının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, III- Sanık ... hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik yapılan incelemede; 1) Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143 maddelerinin uygulandığı, bu madde gereğince verilecek cezanın alt sınırının 5 yıl olduğunun belirtilmesi nedeniyle, 5271 sayılı Kanun’un 196/2. maddesi gereği alt sınırı 5 yıl ve daha fazla hapis cezasının gerektiren sanığın istinabe sureti ile sorguya çekilemeyeceğinden, Mahkemesince sorgusu yapılmadan 26.12.2023 tarihli Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesindeki talimat sorgusu ile yetinilerek sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 196/2. maddesine aykırı davranılarak hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından hükümler kurulması, 2) 5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanık ... hakkında hükmedilen TCK'nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli, 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca adı geçen sanığın müdafii ile bozma sonrası yargılamada savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle sanığın savunma hakkının kısıtlanarak hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından yazılı şekilde kararlar verilmesi, 3) Hırsızlığın gerçekleştiği yerde herhangi bir ticari faaliyetin sürdürülüp sürdürülmediğinin, bu yerin iş yerinin eklentisi niteliğinde olup olmadığının katılandan sorulup, araştırılarak gerekirse keşif de yapılarak sonucuna göre, iş yerinin eklentisi niteliğinde olmayan, ticari faaliyette bulunmayan ve sadece depo olarak kullanılması hâlinde söz konusu yere girilmesinin iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçunun unsurlarını oluşturmayacağı gözetilmeksizin, sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 4) Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde, diğer sanık ...'a ait olan adli sicil kaydındaki ilâmın tekerrüre esas alınması, 5) Sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümde uygulama maddesinin TCK'nın 116/2-4. maddesi yerine, aynı Kanun'un 116/1-4. maddesi olarak yazılması suretiyle yazım hatası yapılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanık ... ... hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçları yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanıklar hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve kamu malına zarar verme suçlarından bozma üzerine mahkumiyet kurulmuştur. Bir sanık hakkında tekerrüre esas alınan mahkumiyetin dayandığı TCK 230/5-6. fıkralar Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiştir.
Hukuki İlke: Tekerrüre esas alınan mahkumiyetin dayanağı hüküm Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmişse tekerrür hükümleri uygulanamaz; alt sınırı beş yıl ve daha fazla cezayı gerektiren suçta sanık istinabe yoluyla değil hazır edilerek müdafi eşliğinde sorgulanmalı, ayrıca ticari faaliyet bulunmayan salt depo niteliğindeki yere girme iş yeri dokunulmazlığının ihlalini oluşturmaz.
Uygulama Sonucu: Bir kısım hükmün düzeltilerek onanması, kamu malına zarar verme yönünden zamanaşımı nedeniyle düşme, iş yeri ve hırsızlık yönünden savunma hakkının kısıtlanması ile eksik inceleme nedeniyle bozma verilmiştir.
Dava Strateji Notu: Tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin dayanağının iptal edilip edilmediği kontrol edilmeli; ayrıca alt sınırı beş yılı aşan suçlarda talimatla sorgu bozma nedeni olduğundan, sanığın müdafi eşliğinde bizzat hazır edilerek sorgulanması sağlanmalıdır.