Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/2212 E. , 2025/6553 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/129 E., 2021/502 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin yüzüne karşı tefhim edilen karar, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmemiş i
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/2212 E. , 2025/6553 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/129 E., 2021/502 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin yüzüne karşı tefhim edilen karar, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmemiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli ve 2019/16-573 Esas, 2022/119 Karar sayılı ilâmında da bahsedildiği üzere, 7201 sayılı Kanun'un 11/1. maddesinin son cümlesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 35/2. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun yokluğunda verilen hükmün müdafiinden başka suça sürüklenen çocuğa da ayrıca tebliğ edilmesinin gerekmesi nedeniyle, Dairemizin 11.09.2024 tarihli ve 2021/22882 Esas, 2024/11474 Karar sayılı kararı uyarınca kararın suça sürüklenen çocuğa bulunduğu cezaevinde 03.02.2025 tarihinde tebliğ edildiği, ancak dosyaya eklenen belgeye göre suça sürüklenen çocuğun öğrenme üzerine 28.08.2024 tarihinde hükmü temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk ...'in 28.08.2024 tarihli temyizinin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin 3.fıkrası, "Cezası ertelenen hükümlü hakkında, 1 yıldan az 3 yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı mahkum olunan ceza süresinden az olamaz" şeklinde olup; somut olayda, suça sürülenen çocuklar hakkında tayin olunan ceza süresinin 2 yıl 6 ay hapis cezası olmasına karşılık, denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi yasaya açıkça aykırılık oluşturduğu gibi bu husus aleyhe değiştirmeme yasağı kapsamında da değerlendirilemez. Bu nedenle suça sürüklenen çocuklar hakkında hapis cezasının ertelenmesine karar verilirken 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca denetim süresinin tayin olunan hapis cezasından az olacak şekilde 1 yıl olarak belirlenmesi, 2- 5271 sayılı CMK'nın 324. maddesinin 2. ve 3. fıkralarında yargılama giderlerinin neleri kapsayacağının, kimin tarafından belirleneceğinin, kime ve nasıl yükletileceğinin düzenlendiği, buna göre her bir sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderlerinin ayrı ayrı, ortak yargılama giderlerinden ise paylarına düşen oranın belirlenerek karar verilmesi gerekirken yargılama giderleri ile ilgili infazda tereddüde yol açacak şekilde "...yargılama giderlerinin toplamının sanıktan tahsiline" şeklinde hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin ve suça sürüklenen çocuk ...'in temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılıkların 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 51/3. maddesi uyarınca "1 yıl" olarak belirlenen denetim süresinin "2 yıl 6 ay" olarak düzeltilmesine, suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerden yargılama giderine ilişkin kısım çıkartılarak yerine "suça sürüklenen çocukların birlikte sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden payları oranında, şahsen sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ise ayrı ayrı sorumlu tutulmalarına, suça sürüklenen çocukların paylarına düşen miktarın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan daha az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.