İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/395 Karar: 2025/2973 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/395 K.2025/2973

2. Ceza Dairesi 2025/395 E. , 2025/2973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/454 E., 2021/530 K. SUÇLAR: Hırsızlık, İş yeri dokunulmazlığının ihlâli SUÇLAR TARİHİ : 11.12.2013 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bozma üzerine kuru

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/395 E. , 2025/2973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/454 E., 2021/530 K. SUÇLAR: Hırsızlık, İş yeri dokunulmazlığının ihlâli SUÇLAR TARİHİ : 11.12.2013 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bozma üzerine kuru

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/395 E. , 2025/2973 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/454 E., 2021/530 K. SUÇLAR: Hırsızlık, İş yeri dokunulmazlığının ihlâli SUÇLAR TARİHİ : 11.12.2013 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bozma üzerine kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Suçlara iştirak eden Celal Kaygısız hakkında Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2017 ve 22.03.2019 tarihli mahkûmiyet hükümleri nedeniyle zamanaşımı süresi kesildiğinden, inceleme konusu suçlar hakkında zamanaşımı sürelerinin henüz dolmadığı belirlenerek yapılan incelemede, Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2014 tarihli, 2014/10 E ve 2014/111 K. sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından hükümlerin açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, kararın 13.11.2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından denetim süresi içinde suça sürüklenen çocuğun 21.01.2015 tarihinde kasten yaralama suçunu işlediği ve bu suçtan yapılan kovuşturma sonucunda Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/697 Esas, 2016/267 Karar sayılı kararıyla TCK’nın 86/2, 3-e, 35/2, 31/3, 52/2-4 maddeleri gereğince 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği bu kararın da 31.03.2016 tarihinde kesinleştiği, akabinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2014 tarihli kararının açıklanması için ihbarda bulunulması sonucu Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli 2016/260 (E) ve 2016/327 (K) sayılı kararıyla önceki hükümlerin açıklandığı, Söke 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2016 tarihli mahkûmiyet hükümlerinin suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 17.05.2021 tarihli ve 2021/7173 E 2021/8760 K sayılı kararıyla "ihbara konu kasten yaralama suçunun hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi uyarınca uzlaşma kapsamına alındığından uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmasından bahisle" bozulmasına karar verildiği, Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2021 tarih 2015/697 E ve 2016/267 K. sayılı ek kararı ile ihbara konu kasten yaralama suçuna dair kamu davasının tarafların uzlaşması sebebiyle düşmesine karar verildiği anlaşılmış ise de, Mahkemenin bu hususu dikkate alarak, suça sürüklenen çocuğun deneme süresi içinde 26.08.2015 tarihinde işlediği TCK’nın 149/1-a, 35/2, 31/3, 62. maddelerinden uygulama yapılan suça istinaden Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.01.2016 tarihli 2015/210 E, 2016/31 K. sayılı 09.12.2019 tarihinde kesinleşen ilâmı ile hükmedilen 3 yıl 12 ay 26 günlük hapis cezası dair ihbarı bozma sonrasındaki yargılamada hükümlere esas aldığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bu yöndeki bozma istemine dair görüşe iştirak edilmemiştir. I. Suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede, Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, II. Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik yapılan incelemede, Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; Suça konu cep telefonunun suç tarihindeki değerinin 100,00 TL olduğunun anlaşılması karşısında kurulan hükümde TCK'nın 145. maddesinden uygulama yapılmamak suretiyle fazla ceza tayini,Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ile müdafiİnin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı değişik gerekçeyle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla