Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/4807 E. , 2025/8113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/132 E., 2025/295 K. SUÇLAR : Hırsızlık,iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dai
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/4807 E. , 2025/8113 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/132 E., 2025/295 K. SUÇLAR : Hırsızlık,iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin, 04.02.2025 tarihli ve 2025/132 Esas, 2025/295 Karar sayılı kararının, sanık ve müdafii tarafından temyizleri üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; I. Sanık Hakkında İş Yeri Dokunulmazlığının İhlâli ve Mala Zarar Verme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden; Hükmolunan cezaların miktar ve türleri gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanık Hakkında Hırsızlık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanunun 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin kasten ve bilinçli yapmadığına, ... isimli kişinin kendisini ve ailesini öldürmekle tehdit etmesi ve kendisine hap vererek kendisinden geçmesi nedeniyle hırsızlığı gerçekleştirdiğine; sanık müdafiinin temyiz isteminin, atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 23.10.2024 tarihli duruşmada katılanın "Daha önce vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ederim. Ben ... Büfe isimli iş yerinin sahibiyim. Sanığı tanımıyorum. İlk kez kameralardan izlediğimde gördüm. Olay günü kasayı ben kapatmamıştım. Bu sebeple çalınan miktarı net olarak bilemiyorum. Ama o gün dükkanda çalışan oğlumla da görüştüm. Bize göre kasada en az 25.000 TL vardı. Şikayetim devam etmektedir, davaya katılma talebim vardır. Sanığın beyan ettiği 12.750 TL'yi ödemesi durumunda etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmasını kabul ediyorum " şeklindeki anlatım ve irade beyanı ile gerçek zararın 25.000 TL olduğu, sanığın kabul ettiği 12.750 TL'nin tamamının ödenmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza göstereceği açıklaması, katılanın bildirdiği ve kabul edilebilir miktardaki gerçek zararın 25.000 TL olması, sanığın kabul ettiği miktarın tamamını ödemiş olsaydı dahi kısmi ödeme olarak kabulü gereken 12.750 TL'lik miktarın da ödenmemiş olması karşısında; her halükarda bu miktarın altında kalan ödeme için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/4. maddesi çerçevesinde kısmi iade sebebiyle katılanın rızasının tekrar sorulmasına gerek olmadığından Tebliğname'nin bozma isteyen düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde tekerrüre esas alınan ilâmdaki suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 105/1-2. Cümle, 105/2-d maddesi olmasına rağmen, aynı Kanun'un 191/1. maddesi olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında verilen karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kastamonu 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından mahkum edilmiştir. Hırsızlıkta katılan gerçek zararın 25.000 TL olduğunu, sanığın kabul ettiği 12.750 TL'nin ödenmesi halinde etkin pişmanlığa rıza göstereceğini beyan etmiş; ancak bu miktar dahi ödenmediğinden TCK 168/4 için katılan rızasının tekrar sorulmasına gerek görülmemiştir. Tekerrüre esas ilamın madde numarasındaki hata düzeltilmiştir.
Hukuki İlke: TCK 168/4 kapsamında kısmi iade nedeniyle indirim ancak mağdurun rızasıyla mümkündür; sanık kabul ettiği kısmi miktarı dahi ödememişse, rızanın yeniden sorulmasına gerek kalmaz.
Uygulama Sonucu: onama (hırsızlık yönünden); iş yeri dokunulmazlığı ve mala zarar verme hükümleri yönünden temyiz isteminin reddi
Dava Strateji Notu: Etkin pişmanlıkta (TCK 168/4) kısmi iade savunması, en azından kabul edilen miktarın fiilen ödenmesini gerektirir; ödeme yoksa rıza tartışması sonuç doğurmaz. Beş yıl altı hapis/adli para cezalarına ilişkin istinaf reddi kararlarının 286/2-a nedeniyle temyiz edilemeyeceği hatırlanmalı.