İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/5697 Karar: 2025/10908 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/5697 K.2025/10908

2. Ceza Dairesi 2025/5697 E. , 2025/10908 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/130 E., 2010/290 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME G

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/5697 E. , 2025/10908 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/130 E., 2010/290 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME G

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/5697 E. , 2025/10908 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2010/130 E., 2010/290 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli KARARLAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2025 tarihli ve KYB-2025/32120 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " 1-5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Sanığın duruşmadan bağışık tutulması" başlıklı 196. maddesinde yer alan, "(1) Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir." şeklindeki düzenleme ile, Benzer bir olayla ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/07/2022 tarihli ve 2021/6-434 esas, 2022/520 sayılı ilâmında yer alan, ".... E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve asıl Mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanık ...’ın, hükmün açıklandığı 05.06.2015 tarihli son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mahkûmiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğindedir. Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Daire kararının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün CMK'nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca kanun yararına bozulmasına, müteakip işlemlerin mahallinde Mahkemesince yerine getirilmesine ve ulaşılan bu sonuç karşısında sanığın mala zarar verme suçuna ilişkin cezasının infazının durdurulması ile tahliyesine karar verilmelidir." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; Somut olayda, yargılama aşamasında sanığın savunmasının 24/03/2010 tarihli duruşmada alındığı ve savunmasının alındığı sırada sanığın başka suçtan tutuklu olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesi uyarınca savunmasında duruşmalardan vareste tutulmaya yönelik talebi bulunmadığı, Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2010 tarihli kararının sanığın yokluğunda verildiği, karar tarihi itibariyle başka suçtan Fethiye (Kapatılan) A3 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunduğu anlaşılan sanığın, kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle mahkûmiyetine karar verilmesinde, 2-Hükümlünün konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu birden fazla kişi birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Hüküm tarihinde Fethiye A3 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan tutuklu olduğu anlaşılan hükümlüye duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün verildiği 21.04.2010 tarihli duruşmada hazır edilmeyerek hükümlülüğüne karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması, 2.Hükümlünün konut dokunulmazlığının ihlâli suçunu birden fazla kişi ile birlikte işlediğinin anlaşılması karşısında hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Fethiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2010 tarihli ve 2010/130 Esas, 2010/290 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği aleyhe sonuç doğurmamak üzere KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla