Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/5698 E. , 2025/9290 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/1994 E., 2019/2019 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararı
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/5698 E. , 2025/9290 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/1994 E., 2019/2019 K. SUÇ : Hırsızlık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2025 tarihli ve KYB-2025/32106 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; 1-Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 2014/36653 esas, 2017/1277 karar sayılı ilamında yer alan ''..tam iade nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulaması gerekirken çalınan eşyaların müştekiye kolluk görevlileri tarafından teslim edildiği gerekçesi ile TCK'nın 168/1. maddesinin uygulanmaması..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında; sanığın henüz hakkında kovuşturma başlamadan önce suça konu altı koli kolayı iadesini sağladığı ve müştekinin de herhangi bir zararının bulunmadığını belirttiği somut olayda, soruşturma aşamasında gerçekleşen tam iade nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinde tanımlanan etkin pişmanlık hükümlerinin uygulaması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/11/2019 tarihli kararında tekerrüre esas alınan Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/02/2010 tarihli ve 2009/405 esas, 2010/20 sayılı kararına konu suçun işlenmiş olduğu 26/09/2009 tarihinde, kayden 09/04/1992 doğumlu olan sanığın 18 yaşından küçük olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 58/5. maddesinde yer alan “Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme gereğince söz konusu kararın tekerrüre esas alınamayacağı, ancak sanığın adli sicil kaydında görünen Muğla 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 02/04/2012 tarihli ve 2010/143 esas, 2010/234 sayılı kararının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1-Suç tarihinde, gece vakti saat 22.00 sıralarında, şikâyetçinin iş yerinin önünde açıkta bulunan ve içerisinde kolaların olduğu anlaşılan kolileri çalan hükümlünün, kamera görüntülerinden tespit olunup yakalandığında, atılı suçlamayı kabul ederek suça konu kolileri rızası ile polislere teslim etmek suretiyle soruşturma aşamasında etkin pişmanlıkta bulunduğu, nitekim şikâyetçinin de kolluğa vermiş olduğu ek ifadesinde çalınan ürünlerinin tarafına iade edildiğini beyan ettiği ve hükmün gerekçesinde de çalınanların kolluk görevlilerine teslim edildiğinin belirtildiği anlaşılmakla; hükümlü hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/1. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Hükümlü hakkında kurulan hükümde, mahkemece tekerrüre esas alınan Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2010 tarihli ve 2009/405 Esas, 2010/20 Karar sayılı kararına konu 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair yağma suçunun işlendiği 26.09.2009 tarihinde hükümlünün onsekiz yaşından küçük olduğu belirlenmekle; buna göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/5. maddesinde "Fiili işlediği sırada on sekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz." şeklinde yer alan hüküm uyarınca anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı, ancak hükümlünün adlî sicil kaydındaki 02.04.2012 tarihinde kesinleştiği belirlenen Muğla 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2010 tarihli ve 2010/143 Esas, 2010/234 Karar sayılı kararına konu yağma suçundan almış olduğu 10 yıl hapis cezası ile mahkûmiyetine dair ilâmın tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.11.2019 tarihli ve 2028/1994 Esas, 2019/2019 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (d) bendinin verdiği yetkiyle, hükümlü hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 141/1, 143/1. maddeleri uyarınca tayin olunan 1 yıl 6 ay hapis cezasından, 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılarak hükümlünün 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak hükümlünün neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükümlü hakkında tekerrüre esas alınan Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.02.2010 tarihli ve 2009/405 Esas, 2010/20 Karar sayılı kararının belirtildiği kısım hüküm fıkrasından çıkarılarak hükümlünün adlî sicil kaydındaki 02.04.2012 tarihinde kesinleşen Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.11.2010 tarihli ve 2010/143 Esas, 2010/234 Karar sayılı kararının tekerrüre esas alınmasına, ancak hükümlünün kazanılmış hakkı korunarak, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/2. maddesi gereğince mükerrir olan hükümlü hakkında koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2009/405 Esas - 2010/20 Karar sayılı ilâmındaki ceza süresi dikkate alınarak belirlenmesine, infazın buna göre yapılmasına, hükmün diğer bölümlerinin aynen korunmasına, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.