Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/6368 E. , 2025/19299 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/344 E., 2024/2151 K. SUÇLAR : Hırsızlık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından veri
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/6368 E. , 2025/19299 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/344 E., 2024/2151 K. SUÇLAR : Hırsızlık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin "mahkûmiyete yeterli delil olmadığına"; sanığın temyiz isteminin "cezanın fazla olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2020/170 Esas, 2020/477 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanığın istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/554 Esas, 2022/77 Karar sayılı kararı ile “ usulüne uygun mütalaa düzenlenmediğinden sanığa zorunlu müdafii atanmadığından ve plakanın aldatma kabiliyetinin duruşmada değerlendirilmediğinden" bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği 2 no.lu bozma sebebinin hukuka kesin aykırılık hallerini düzenleyen yine aynı Kanun'un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan " Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması kapsamında değerlendirilmesi gerektiği" gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 20.01.2022 tarihli ve 2021/554 Esas, 2022/77 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.11.2022 tarihli ve 2022/314 Esas, 2022/1469 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hükümler kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Hırsızlık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyet hükümleri, Bölge Adliye Mahkemesince usulüne uygun mütalaa düzenlenmemesi, zorunlu müdafi atanmaması ve plakanın aldatma kabiliyetinin duruşmada değerlendirilmemesi gerekçesiyle dosya üzerinden bozulmuştur.
Hukuki İlke: Zorunlu müdafi atanmaması CMK 289/1-h kapsamında savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde kesin hukuka aykırılık olsa da, BAM bu halleri CMK 280/1-e-f dışında dosya üzerinden değil duruşma açarak gidermek zorundadır; dosya üzerinden bozma hükümsüzdür (CGK 2024/6-490; AYM 2023/33667).
Uygulama Sonucu: bozma
Dava Strateji Notu: Zorunlu müdafi atanmaması gibi savunma hakkı kısıtlaması söz konusu olsa dahi BAM'ın çözümü dosya üzerinden bozma değil duruşma açmaktır; bu usul sakatlığı temyizde bağımsız bozma nedeni olarak kullanılmalıdır.