Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/6385 E. , 2025/13070 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkil
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/6385 E. , 2025/13070 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ: Hırsızlık Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanığın temyiz isteminin '' müştekinin maddi bir zararının olmadığına, şikayetçi olmadığını beyan ettiğine, bu nedenle müşteki ile uzlaşma hakkının olduğuna, müştekinin açıkça belirttiği gibi dükkanın anahtarını kendisine teslim ettiğine, bunun da güveni kötüye kullanma olarak değerlendirilmesi gerektiğine bu nedenlerle verilen cezanın fazla ve haksız olduğuna" sanık müdafiinin temyiz istemin ise ''müştekinin zararının olmadığına, sanığın zararı karşılama isteğinin dikkate alınmadığına, TCK'nın 145. maddesinin uygulanması gerektiğine'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ve müdafiinin diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; Sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d-h ve 143/1, maddelerine göre belirlenen 9 yıl hapis cezasının, kazanılmış hak gözetilip sonuç olarak 7 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmesi gerekirken, sanığın neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından "...sanığın CMK'nın 283. maddesi gereğince aleyhe bozma yasağı nazara alınarak neticeten 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibaresi çıkarılarak yerine "5271 sayılı CMK'nın 307/5. maddesi uyarınca sanık hakkında hükmedilen 9 yıl hapis cezasının kazanılmış hak gereği 7 yıl 6 ay hapis üzerinden infazına" ibaresi eklenmek suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca usul ve yasaya uygun bulunan Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Hırsızlık suçundan bozma üzerine yeniden yargılamada sanık hakkında TCK 142/2-d-h ve 143/1 uyarınca 9 yıl hapis belirlenmiş, ancak önceki hükümdeki 7 yıl 6 ay ceza kazanılmış hak sayılmasına rağmen sonuç ceza doğrudan 7 yıl 6 ay olarak yazılmıştır.
Hukuki İlke: Aleyhe bozma yasağı/kazanılmış hak (CMK 307/5) gereği sanığın önceki 7 yıl 6 ay cezası kazanılmış haktır; yeni belirlenen 9 yıl hapis üzerinden hüküm kurulup infazın kazanılmış hak olan 7 yıl 6 ay üzerinden yapılacağının belirtilmesi gerekir. Bu husus CMK 303 uyarınca düzeltilerek giderilebilir.
Uygulama Sonucu: düzeltilerek onama
Dava Strateji Notu: Bozma sonrası yeniden yargılamada kazanılmış hak korunmalı; hüküm fıkrasında belirlenen ceza ile infaza esas kazanılmış hak miktarı ayrı ayrı ve doğru gösterilmeli, aksi halde yeni bir bozma yerine düzeltilerek onama konusu olur.