KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2025/6951 E., 2025/14405 K.
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/921 E., 2025/61 K. SUÇA SÜRÜKLENEN
- Suç
- Hırsızlık
- Temyiz edenler
- Suça sürüklenen çocuklar müdafiileri
- Tebliğname görüşü
- Düşürülmesi
Karar Detayı
283 kelime·1 dk okuma
Suça sürüklenen çocuklar hakkında bozmaya uyularak kurulan hükümlerin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Suç tarihinde 12 yaşını bitirmiş ancak 15 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocukların, 12.01.2014 tarihinde, gece 18.00-22.00 saatleri arasında, şikâyetçiye ait, site içerisinde park hâlinde bulunan minibüsün tornavida ile camını açıp, aracın içerisinden 100,00 TL çalmaları biçimindeki eylemlerinin suç tarihine göre 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 31/2. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu,
bu suç için öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-d, 66/2, 67/3-4. maddelerinde belirtilen 10 yıl 15 aylık dava zamanaşımının, 12.01.2014 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,