Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/7340 E. , 2025/14000 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2017/218 E., 2022/55 K. SUÇ: Hırsızlık Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2023 tarihli ve KYB-2025/56992 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Suça sürüklenen çocuk... hakkında nitelikli hırsızlık suçu ile birl
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/7340 E. , 2025/14000 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2017/218 E., 2022/55 K. SUÇ: Hırsızlık Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2023 tarihli ve KYB-2025/56992 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Suça sürüklenen çocuk... hakkında nitelikli hırsızlık suçu ile birlikte işlediği kabul edilen katılanlar ..., ... ve ...'a yönelik nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme ve katılanlar ... ve ...'a yönelik mala zarar verme suçlarından hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş bulunulması karsısında, kurulan hükümlerin henüz hukukî bir sonuç doğurmadığı, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hükümler ortadan kaldırılarak, davaların düşmesine karar verileceği, suça sürüklenen çocuk tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi hâlinde ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi uyarınca mahkemece açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanmasına karar verileceği ve söz konusu hükümlerin açıklanmasından sonra kanun yollarına tâbî olacağı cihetle, anılan hükümler yönünden kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği gözetilerek yapılan incelemede; Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 18.03.2020 tarihli ve 2020/107 esas, 2020/4361 karar sayılı ilamında,"...28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanıklar .... ve ....’e zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması...bozulmasına...” şeklinde, Yine benzer bir olaya ilişkin 29.11.2021 tarihli ve 2020/30319 esas, 2021/19992 karar sayılı ilamında, "5237 sayılı TCK'nın 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen TCK'nın 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının beş yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 E., 2021/473 K. sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,..." şeklinde belirtildiği üzere, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150. maddesinin 2 ve 3. fıkralarında, “(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. (3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklinde yer alan düzenlemeye nazaran, sanıklara yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde temas eden hırsızlık suçundan yargılanan sanıkların savunmalarının, baro tarafından zorunlu müdafii atanmak suretiyle alınması gerektiği gözetilmeksizin, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesindeisabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE B. Sanık ... yönünden kanun yararına bozma talebinin incelemesinde; GEREKÇE - KARAR Sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerine ilişkin gerekçeli kararın sanığa tebliğ olunduğu ancak, sanığa tayin edilen zorunlu müdafiine tebliğ edilmediği; dolayısıyla bu kararların usûlüne uygun kesinleşmediği ve sonraki tüm işlemlerin hukuken geçersiz olduğu belirlenmekle; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, sanık ... hakkında verilen 03.02.2022 tarihli mahkûmiyet hükümlerine ilişkin gerekçeli kararın sanık müdafiine tebliğ edilip usûlüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, Keçiborlu Asliye Ceza Mahkemesinin sanık ... yönünden verilen 03.02.2022 tarihli ve 2017/218 Esas, 2022/55 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, C. Suça sürüklenen çocuk... yönünden kanun yararına bozma talebinin incelemesinde; I. GEREKÇE 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesinde 6545 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, katılanlar ..., ... ve ...'a yönelik eylemler bakımından suça sürüklenen çocuğa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 150/3. maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun savunmasının zorunlu müdafii huzurunda alınmasının gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur. II. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Keçiborlu Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2022 tarihli ve 2017/218 Esas, 2022/55 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, aynı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin Yerel Mahkemece yerine getirilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Keçiborlu'da bir sanık ve bir suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsızlık (TCK 142/2-h, 143) ve bağlantılı suçlardan mahkumiyet/HAGB; zorunlu müdafi atanmaması nedeniyle kanun yararına bozma istenmiştir.
Hukuki İlke: Alt sınırı beş yıldan fazla hapsi gerektiren nitelikli hırsızlıkta savunma zorunlu müdafi huzurunda alınmalıdır (CMK 150/3); alınmaması savunma hakkının kısıtlanmasıdır (CMK 289/1-e). Ancak gerekçeli karar zorunlu müdafie tebliğ edilmemişse hüküm kesinleşmez ve kesinleşmeyen karara karşı kanun yararına bozma istenemez.
Uygulama Sonucu: Sanık yönünden kanun yararına bozma isteminin reddi (kesinleşmemiş karar); suça sürüklenen çocuk yönünden kanun yararına bozma (zorunlu müdafi eksikliği).
Dava Strateji Notu: TCK 142/2-h nitelikli hırsızlık dosyalarında zorunlu müdafi bulunmaması tek başına bozma sebebidir; kanun yararına bozmadan önce hükmün müdafie tebliğle usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediğini kontrol edin.