İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2025/8590 Karar: 2025/15406 Tarih: 2025

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2025/8590 K.2025/15406

2. Ceza Dairesi 2025/8590 E. , 2025/15406 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/412 E., 2025/73 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307/3. maddesi uyarınca temyiz edile

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2025/8590 E. , 2025/15406 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/412 E., 2025/73 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307/3. maddesi uyarınca temyiz edile

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2025/8590 E. , 2025/15406 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/412 E., 2025/73 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin; "suçun yasal unsurlarının oluşmadığına ve vasıfta hataya düşüldüğüne", katılan vekilinin temyiz isteminin; "sanığın nitelikli hırsızlık ve yağma suçlarından mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 1) 01.09.2017 tarihli eylemle ilgili olarak kurulan düşme hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz nedenleri üzerine yapılan incelemede; Bozma üzerine yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, 2) 04.09.2017 tarihli eylemle ilgili olarak kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri üzerine yapılan incelemede; Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 29.04.2024 tarihli ve 2022/9994 Esas 2024/5315 Karar sayılı kararında "...katılanın aracını almasından sonra aynı gün sanığın bahse konu aracı tekrar almasının nedeninin aracın içerisinde şahsi eşyalarının kalması ve bunu almak için katılan ile görüşmeler yaptığı, eşyalarını alamaması üzerine alabilmek amacıyla bahse konu olayı gerçekleştirdiği olayda; 5237 sayılı Kanun'un 144. maddesinin uygulama yeri olup olmadığının tartışılmayarak yazılı şekilde hüküm kurulması..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesi üzerine, katılana ait ... plaka sayılı aracı, kendisinde bulunan anahtar ile tekrardan katılanın bilgisi ve rızası dışında bulunduğu yerden götüren sanık hakkında araçta kalan eşyalarını almak için bu eylemi gerçekleştirdiği ve eyleminin hukuki ilişkiye dayanan alacaktan kaynaklı hırsızlık suçunu oluşturduğu yerel mahkemece kabul edimişse de; 21.03.2019 tarihli celsede katılanın "Hatta kolluğa da haber vererek gerekli incelemeleri ve bana ait olmayan eşyaları onlara verdim" şeklindeki beyanı ve bozma sonrası sanığın "Arabanın kapısını bendeki yedek anahtar ile açtım, eşyalarım içinde yoktu. Kendisine kızgın olduğum için aracı tekrar aldım" şeklindeki beyanı ve aşamalardaki çelişkili beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın amacının hukukî ilişkiye dayanak alacağını tahsil etmek olmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında 04.09.2017 tarihli eylemine ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d, h maddeleri uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken aynı Kanun'un 144/1-b maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 17.05.2021 tarihli kararının sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle, bozma sonrası kurulacak hükümlerde aynı Kanun'un 283. maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık, katılana ait aracı önce iade edip aynı gün kendisindeki yedek anahtarla katılanın rızası dışında tekrar götürmüş; savunmasında araçta kalan eşyalarını almak istediğini belirtmiş, ancak katılan eşyaların iade edildiğini, sanık ise kızgınlığı nedeniyle aracı aldığını beyan etmiştir.

Hukuki İlke: Sanığın amacının hukuki ilişkiye dayanan bir alacağı tahsil etmek olmadığı beyanlardaki çelişkilerden anlaşıldığından, eylem TCK 144/1-b (hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla hırsızlık) değil, TCK 142/2-d, h kapsamında nitelikli hırsızlık olarak değerlendirilmelidir.

Uygulama Sonucu: bozma

Dava Strateji Notu: TCK 144/1-b'nin hafifletici uygulaması, sanığın gerçekten mevcut bir alacağı tahsil kastıyla hareket ettiğinin somut delille desteklenmesini gerektirir; beyan çelişkileri bu savunmayı çürütüp nitelikli hırsızlığa dönüştürebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla