Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2025/933 E. , 2025/7171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3779 E., 2019/1037 K. SUÇLAR : Güveni kötüye kullanma, mala zarar verme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma I- Sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yö
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2025/933 E. , 2025/7171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/3779 E., 2019/1037 K. SUÇLAR : Güveni kötüye kullanma, mala zarar verme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma I- Sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde: Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 286/2-d maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan vekilinin temyiz isteminin; mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.05.2023 tarih ve 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere incelemeye konu kararda Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmediği, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmediği, ilk derece mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesi ile beraat kararı verebileceği anlaşılmakla, Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, beraat kararı verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Sanık hakkında güveni kötüye kullanma ve mala zarar verme suçlarından yargılama yapılmış; ilk derece mahkemesi mala zarar vermeden mahkûmiyet kurmuşken bölge adliye mahkemesi bu hükmü kaldırıp beraat kararı vererek istinaf başvurusunu düzeltilerek esastan reddetmiştir. Katılan vekili beraat kararını temyiz etmiş, tebliğnamede bozma görüşü bildirilmiştir.
Hukuki İlke: Bölge adliye mahkemesi, ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmeden ve yeni bir delil ikame etmeden, dosyadaki mevcut delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru yönünden farklı sonuca ulaşarak duruşma açmaksızın dosya üzerinden beraat kararı verebilir.
Uygulama Sonucu: Tebliğnamedeki bozma görüşüne katılınmayarak mala zarar vermeden verilen beraat kararı onanmış, güveni kötüye kullanma hükmüne yönelik temyiz ise iki yıllık kesinlik sınırı nedeniyle reddedilmiştir; istinaf mahkemesinin dosya üzerinden beraat kararı hukuka uygun bulunduğu için.
Dava Strateji Notu: İstinafta mahkûmiyetin beraate çevrilmesine karşı temyizde, bölge adliye mahkemesinin maddi olay kabulünü değiştirdiğini veya yeni delile dayandığını gösteremiyorsanız salt delil takdiri farkı bozma nedeni olmaz; ayrıca iki yıl ve altındaki hükümlerin temyiz edilemeyeceği gözetilmelidir.