İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/1209 Karar: 2026/2773 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/1209 K.2026/2773

2. Ceza Dairesi 2026/1209 E. , 2026/2773 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/436 E., 2022/570 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2026 tarihli ve ... sayılı kan

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/1209 E. , 2026/2773 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/436 E., 2022/570 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2026 tarihli ve ... sayılı kan

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/1209 E. , 2026/2773 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/436 E., 2022/570 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2026 tarihli ve ... sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.12.2017 tarihli ve 2017/7764 esas, 2017/7536 sayılı ilamı nazara alındığında, ... 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen kararın kesinleşmesini müteakip, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair hüküm fıkrasının karardan çıkartılmasına dair anılan mahkemenin 22/07/2022 tarihli ek kararının, mahkemece hükmün kesinleşmesinden sonra ek kararla hükümde değişiklik yapılamayacağı cihetle, hukuki değerden yoksun olduğu gözetilerek yapılan değerlendirmede; Sanığın mükerrir olduğu kabul edilerek cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiş ise de; adli sicil kaydının incelenmesinde sanığın doğum tarihinin 08/09/1998 tarihi olduğu, tekerrüre esas alınan ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/903 esas, 2021/44 karar sayılı dosyasına konu suç tarihinin ise 02/06/2016 tarihi olduğu, bu tarihte sanığın 15-18 yaş grubu aralığında bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58/5. maddesinde yer alan “Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme uyarınca söz konusu kararın tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adlî sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek surette başkaca bir mahkûmiyet kaydının da bulunmadığı, dolayısıyla sanığın mükerrir olduğu sabit olmakla beraber sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Mahkemenin, dosyadan el çektikten sonra 22.07.2022 tarihli ek karar ile hükümlünün cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hüküm kısımlarının karardan çıkartılmasına dair verdiği ek kararın hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Tebliğname'de her ne kadar hükümlü hakkında mahkemece tekerrüre esas alınan ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2021 tarihli ve 2020/903 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararına konu suçun işlendiği tarihin 02.06.2016 olduğu belirtilerek bu tarihte hükümlünün onsekiz yaşından küçük olduğundan bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/5. maddesinde "Fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişilerin işlediği suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmaz." şeklinde yer alan hüküm uyarınca anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı ve adlî sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek başka bir hükümlülüğü de bulunmadığı anlaşılan hükümlü hakkında hükmedilen cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilemeyeceği belirtilerek, hükmün bu yönden kanun yararına bozulması talep edilmiş ise de; UYAP üzerinden yapılan incelemede, tekerrüre esas alınan karara konu suçun işlendiği tarihin 30.06.2020 olduğu, nitekim karar başlığında da suç tarihinin doğru şekilde 30.06.2020 olarak belirtildiği, ancak hükümlünün adlî sicil kaydına anılan kararın suç tarihinin yanlış şekilde 02.06.2016 olarak işlendiği, buna göre 08.09.1998 doğumlu olup tekerrüre esas alınan karara konu suçun işlendiği 30.06.2020 tarihi itibarıyla hükümlünün onsekiz yaşından küçük olmadığı anlaşılmakla; bu durumda anılan kararın tekerrüre esas alınmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından hükümlü hakkında mahkeme, kesinleşmeden sonra 22.07.2022 tarihli ek kararla tekerrür uygulamasını hükümden çıkarmış; Başsavcılık ise tekerrüre esas kararın suç tarihinde hükümlünün 15-18 yaş grubunda olduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiştir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, UYAP incelemesinde adli sicile suç tarihinin yanlışlıkla 02.06.2016 yazıldığını, gerçek suç tarihinin 30.06.2020 olduğunu ve hükümlünün o tarihte on sekiz yaşından büyük olduğunu tespit etmiştir.

Hukuki İlke: Mahkeme hükmün kesinleşmesinden sonra ek kararla hükümde değişiklik yapamaz; böyle bir ek karar hukukî değerden yoksun ve yok hükmündedir. TCK 58/5'teki çocukluk dönemi mahkûmiyetlerinin tekerrüre esas alınamayacağı kuralı ise gerçek suç tarihine göre değerlendirilir; adli sicildeki hatalı tarih kaydı bu değerlendirmeyi belirleyemez.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi reddedilmiştir; çünkü tekerrüre esas alınan karara konu suçun gerçek tarihi itibarıyla hükümlü on sekiz yaşını doldurmuş olduğundan tekerrür uygulamasında isabetsizlik bulunmamıştır.

Dava Strateji Notu: Tekerrür itirazı kurulurken adli sicil kaydındaki suç tarihine körü körüne güvenilmemeli, tekerrüre esas dosyanın kendisinden (karar başlığından) gerçek suç tarihi doğrulanmalıdır; ayrıca kesinleşmiş hükümdeki tekerrür hatası ek kararla değil, ancak kanun yararına bozma yoluyla giderilebilir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla