İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/1573 Karar: 2026/3133 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/1573 K.2026/3133

2. Ceza Dairesi 2026/1573 E. , 2026/3133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1285 E., 2021/1727 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen k

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/1573 E. , 2026/3133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1285 E., 2021/1727 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen k

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/1573 E. , 2026/3133 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1285 E., 2021/1727 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM :İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin ''suçun teşebbüs aşamasında kaldığına, hırsızlığa teşebbüs yerine hırsızlıktan hüküm kurulmasının usul, esas ve hukuka aykırı olduğuna, lehine sonuç doğuracak müşteki beyanlarının dikkate alınmadığına, olay yeri incelemesi yapılmadığına'' ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre 5. Asliye Mahkemesi'nin 22.06.2017 tarih ve 2017/... Esas, 2017/668 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 08.12.2017 tarih ve 2017/2427 Esas, 2017/2562 Karar sayılı kararı ile ,“a- Sanıklardan ...' ın hazırlık beyanında "doktor tarafından yazılan invega, largactıl (100mg) ve rvotril (2mg) isimli psikiyatri ilaçları kullandığını olay anında kendinde olmadığını, olayı hatırlamadığını" beyan ettiği, yine istinaf dilekçesinde "psikolojik sorunları olup, tedavi gördüğünden dolayı yaptığı hiç bir şeyi hatırlamadığını" bildirdiği, aynı şekilde diğer sanığında, sanık ... için "ilaç kullanan biridir ne dediğini bilmiyor" şeklinde beyanda bulunduğu gözetilerek, sanık ...'ın varsa sağlık kuruluşlarındaki tedavi evrakları getirtilerek 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesinde öngörülen kriterlere göre suç tarihinde işlediği iddia olunan fiillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp, algılamadığı veya bu fiillerle ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı konusunda Adli Tıp kurumu yada Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden rapor aldırılıp, rapor içeriğine göre sanığın savunması değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, b-Sanıkların aynı kamu kuruluşuna ait olup, lojman olarak yapılmış ancak olay tarihinde kullanılmayan binanın muhtelif dairelerinden aynı zaman diliminde hırsızlık yapmak şeklinde gerçekleşen eylemlerinin tek suç oluşturduğu gözetilmeden hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK' nın 43. maddesi hükümlerine göre artış yapılarak fazla cezaya hükmolunması, c-Kabule göre de; Hırsızlık suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin, 35.maddeden önce uygulanması suretiyle aynı Kanunun 61.maddesine muhalefet edilmesi,'' gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/... sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş,bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 08.12.2017 tarihli ve 2017/... Esas, 2017/2562 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 31.05.2019 tarihli ve 2018/214 Esas, 2019/593 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun oldukları belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla