Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/1661 E. , 2026/4817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1022 E., 2023/1307 K. KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İS
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/1661 E. , 2026/4817 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1022 E., 2023/1307 K. KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155272 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1- 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkûm edilmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, 2- Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12.12.2022 tarihli ve 2022/13262 esas, 2022/17331 karar sayılı ilamında, "...TCK'nın 142/2-h ve 43/1. maddelerinde öngörülen ve zincirleme biçimde işlenen nitelikli hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş..." şeklinde yer alan açıklamalar nazara alındığında, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-e ve 43/1. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3. maddesi uyarınca, sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, hükümlüye yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesi uyarınca hükümlüye zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek 5271 sayılı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle hükümlünün savunma hakkının kısıtlanması, 2-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olup, atılı suçu işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış olan hükümlü hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezasının, aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.10.2023 tarihli ve 2023/1022 Esas, 2023/1307 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Asliye ceza mahkemesince mahkûmiyetle sonuçlanan bir dosyada, suça sürüklenen çocuk hakkında zorunlu müdafi atanmaması ve kısa süreli hapsin seçenek yaptırıma çevrilmemesi gerekçeleriyle Adalet Bakanlığı istemiyle kanun yararına bozma yoluna gidilmiştir.
Hukuki İlke: Alt sınırı beş yıldan fazla hapsi gerektiren suçlarda CMK 150/3 uyarınca zorunlu müdafi atanması, ayrıca TCK 50/3 gereği daha önce hapse mahkûm olmamış onsekiz yaşından küçük hükümlüde kısa süreli hapsin seçenek yaptırıma çevrilmesinin zorunlu olduğu vurgulanmıştır.
Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi KABUL edilmiş; Bergama 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı CMK 309/3 gereği bozulmuş, CMK 309/4-b uyarınca işlem için dosya tevdi edilmiştir.
Dava Strateji Notu: Çocuk ve alt sınırı yüksek suçlarda zorunlu müdafiin fiilen hazır bulundurulmadığı ve TCK 50/3'ün uygulanmadığı hükümlerde kanun yararına bozma güçlü bir olağanüstü kanun yoludur; savunma hakkı kısıtlaması resen bozma sebebi olarak öne sürülmelidir.