İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/1642 Karar: 2026/4164 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi — Nitelikli Yağma Kararı (E.2026/1642 K.2026/4164)

2. Ceza Dairesi 2026/1642 E. , 2026/4164 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/254 E., 2024/664 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığ

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/1642 E. , 2026/4164 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/254 E., 2024/664 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığ

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/1642 E. , 2026/4164 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/254 E., 2024/664 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155700 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22/11/2016 tarihli ve 2016/950 esas, 2016/436 karar sayılı ilamında yer alan; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesinde alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada şüpheli veya sanığa müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlandığından, şüpheli veya sanığa zorunlu müdafii görevlendirilmesinde temel cezanın gözetilmesi gerekli olup hapis cezasının belirli bir oranda artırılmasını öngören nitelikli haller dikkate alınmayacağı, kanun koyucunun iradesinin, alt sınırı beş yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda, cezada belirli bir oranda artırım öngören nitelikli hallerin de bu madde kapsamında dikkate alınması gerektiği yönünde olması halinde, bu hususu açıkça düzenleyeceği şeklindeki görüşün değiştirilerek, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/10/2021 tarihli ve 2021/2-35 esas, 2021/473 karar sayılı ilamında yer alan; çağdaş ceza adaletini tam manasıyla temin etmek, savunma hakkının daha etkin bir şekilde kullanımına imkan sağlamak bakımından aleyhte yorumda bulunmak için haklı ve gerektirici bir nedenin olmaması, Kanun’da aksi yönde bir düzenlemeye de yer verilmemesi karşısında, ceza adalet sistemimizde, bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerinin, aynı suç sayılacağı ilkesi de gözetildiğinde, aynı suç sayılan bir suçun nitelikli hâlinin ve benzer şekilde fiilin ağırlaştırıcı neden altında işlenen şeklinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesinde belirlenen ve zorunlu müdafi atanması için gerekli olan beş yıllık sürenin belirlenmesinde esas alınması gerektiği, ancak 15/6/1949 tarihli ve 4-11 sayılı içtihadı birleştirme kararında belirtildiği üzere, yargısal içtihat değişikliklerinin kural olarak geriye yürümeyeceği, yorum farklılığı sebebiyle içtihadın değişmiş olmasının, usul ve maddi hukuka aykırılık taşımayan karara yönelik, olağanüstü kanun yollarına başvuru nedeni oluşturmayacağının kabulü gerektiği şeklindeki görüşün benimsendiği nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2024 tarihli kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/10/2021 tarihli kararından sonra verilmiş olduğu gözetilerek yapılan incelemede, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçu için öngörülen cezanın alt sınırı beş yıl olup zorunlu müdafii görevlendirilmesinde suçun nitelikli hallerinin göz önünde bulundurulması gerektiği, ayrıca nitelikli hırsızlık suçu ile birlikte işlenen konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarının da savunmanın bölünmezliği ilkesi gereğince bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği cihetle, zorunlu müdafii görevlendirilmeden yargılamaya devam olunarak, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Gerekçeli karar başlığında; 13.10.2022 olan suç tarihinin, 14.10.2022 tarihi olarak yanlış yazılmasının ve hükmün gerekçesindeki delillerin değerlendirilmesi kısmında, esas hakkında verilmiş olan mütalaaya; iddia makamının esas hakkındaki mütalaası kısmında ise delillerin değerlendirilmesine ilişkin bölüme yer verilmesinin mahâllinde mahkemesince düzeltilmesi mümkün maddi hatalar olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, hükümlülere yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h, ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/3. maddesi uyarınca hükümlülere zorunlu müdafi atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-h maddelerine aykırı davranılması suretiyle hükümlülerin savunma hakları kısıtlanıp hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından yazılı şekilde hükümler kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.06.2024 tarihli ve 2023/254 Esas, 2024/664 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından verilen mahkûmiyette, nitelikli hırsızlıkta zorunlu müdafi atanmadan yargılama yapıldığı gerekçesiyle kanun yararına bozma istenmiştir. Hüküm 06.06.2024 tarihlidir, yani YCGK'nın 14.10.2021 kararından sonradır.

Hukuki İlke: YCGK'nın 14.10.2021 tarihli 2021/2-35 E. kararıyla, suçun nitelikli hâli de dikkate alınarak TCK 142/2-h ve 143'te alt sınırı beş yılı aşan hırsızlıkta CMK 150/3 uyarınca zorunlu müdafi atanması gerekir; savunmanın bölünmezliği ilkesi gereği bağlantılı suçlar da bu kapsamdadır. Müdafi yokluğu CMK 289/1-h anlamında hukuka aykırılıktır.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma isteminin kabulüyle mahkeme kararının CMK 309/3 uyarınca bozulmasına ve CMK 309/4-b uyarınca gereğinin yapılmasına karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: 14.10.2021 sonrası tarihli nitelikli hırsızlık hükümlerinde zorunlu müdafi atanmamışsa CMK 150/3 ve 289/1-h'ye dayanarak bozma isteyebilirsiniz; savunmanın bölünmezliği gereği aynı savunmayı bağlantılı suçlar için de ileri sürün.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla