İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/1640 Karar: 2026/4563 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi — Nitelikli Yağma Kararı (E.2026/1640 K.2026/4563)

2. Ceza Dairesi 2026/1640 E. , 2026/4563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/29 E., 2021/48 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/1640 E. , 2026/4563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/29 E., 2021/48 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/1640 E. , 2026/4563 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/29 E., 2021/48 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155578 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/10/2021 tarihli ve 2021/2-35 esas, 2021/473 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Gece vakti nitelikli hırsızlık suçundan yargılanan sanıklar ... ve ...’a, suçun nitelikli hâli dikkate alınmak suretiyle zorunlu müdafi atanması gerektiği sonucuna ulaşılmakla birlikte, yargılama ve hüküm tarihi itibarıyla Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairece, 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca zorunlu müdafi atanması için suçun temel şekli bakımından öngörülen hapis cezasının alt sınırının gözetilmesi gerektiğinin kabul edildiği, bu bağlamda suçun nitelikli hâlleri de dikkate alınarak müdafi atanması hususundaki Yargıtay Ceza Genel Kurulu veya Daire içtihatlarındaki değişimin sanıkların yargılanıp hükümlerin kesinleştiği tarihten sonraki kararlarla değiştiği, mahkeme içtihatlarındaki değişimlerin ise olağanüstü kanun yollarına başvurma hakkı tanımadığı kabul edilmelidir...” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda, Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesince adı geçen sanık hakkında verilen 19.01.2021 tarihli kararın, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2021 tarihli ilâmından sonra 01.12.2021 tarihinde kesinleştiği ve sanığa yüklenen hırsızlık suçunun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 150/3. maddesi uyarınca, sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yargılamaya devam edilerek hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. ” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 15.06.1949 tarihli ve 4-11 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, "Tevhidi içtihat kararlarına dayanılarak daha önce müstakar bir surette tatbik olunan içtihatlar dairesinde muhkem kaziye teşkil etmiş olan kararlar aleyhine karşı tashihi karar yoluna" gidilemeyeceği belirtilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/2-35 Esas, 2021/473 Karar sayılı ilâmında da anılan içtihadı birleştirme kararına atıfla yargısal içtihat değişikliklerinin kural olarak olarak geriye yürümeyeceği, yorum farklılığı sebebiyle içtihadın değişmiş olmasının, usûl ve maddi hukuka aykırılık taşımayan karara yönelik, olağanüstü kanun yollarına başvuru nedeni oluşturmayacağının kabulünün gerektiği belirtilmiştir. Bu kararlar ışığında irdelenmesi gereken somut olayda; hükümlü ... hakkında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143/1, 116/2-4 ve 151/1. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay, 1 yıl ve 4 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Antalya 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli ve 2020/29 Esas, 2021/48 Karar sayılı kararının, 01.12.2021 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği, gece vakti nitelikli hırsızlık suçundan yargılanan hükümlü ...'ya suçun nitelikli hâli dikkate alınmak suretiyle zorunlu müdafi atanması gerektiği sonucuna ulaşılmakla birlikte, yargılama ve hüküm tarihi itibarıyla Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerce, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca zorunlu müdafi atanması için suçun temel şekli bakımından öngörülen hapis cezasının alt sınırının gözetilmesi gerektiğinin kabul edildiği, bu bağlamda suçun nitelikli hâlleri de dikkate alınarak müdafi atanması hususundaki Yargıtay Ceza Genel Kurulu veya Daire içtihatlarındaki değişimin, hükümlünün yargılanıp hakkındaki hükümlerin verildiği tarihten sonraki kararlarla gerçekleştiği, mahkeme içtihatlarındaki değişimlerin ise olağanüstü kanun yollarına başvurma hakkı tanımadığı, bu manada olağanüstü kanun yollarına başvurma imkânının bulunup bulunmadığı değerlendirilirken hükümlerin kesinleşme tarihinin değil, yargılama ve hüküm tarihinin önem arz ettiği, zira anılan içtihat değişiminin hüküm verilmezden evvel gerçekleştiği durumda yargılamayı yapan mahkemece dikkate alınabileceği değerlendirildiğinden, talebe konu karar tarihi itibarıyla zorunlu müdafi atanmadan yargılama yapılmasında bir isabetsizlik görülmemekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından mahkûmiyetle kesinleşen bir kararın, gece vakti nitelikli hırsızlıkta zorunlu müdafi atanmadığı gerekçesiyle kanun yararına bozulması istenmiştir. Hüküm 19.01.2021'de verilmiş, 01.12.2021'de kesinleşmiştir.

Hukuki İlke: 15.06.1949 tarihli 4-11 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve YCGK'nın 14.10.2021 tarihli 2021/2-35 E. kararı uyarınca yargısal içtihat değişiklikleri kural olarak geriye yürümez; zorunlu müdafi bakımından kesinleşme değil yargılama ve hüküm tarihi esas alınır. Somut olayda hüküm, içtihat değişikliğinden önce verilmiştir.

Uygulama Sonucu: CMK 309'daki koşullar oluşmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.

Dava Strateji Notu: CMK 150/3'e dayalı zorunlu müdafi eksikliği iddiasında belirleyici tarih hükmün kesinleşmesi değil verildiği tarihtir; hüküm tarihi 14.10.2021 içtihat değişikliğinden önce ise bu gerekçeyle bozma sağlanamaz.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla