İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/1667 Karar: 2026/4822 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi — Nitelikli Yağma Kararı (E.2026/1667 K.2026/4822)

2. Ceza Dairesi 2026/1667 E. , 2026/4822 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1298 E., 2023/262 K. SUÇ : Hırsızlık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/1667 E. , 2026/4822 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1298 E., 2023/262 K. SUÇ : Hırsızlık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/1667 E. , 2026/4822 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1298 E., 2023/262 K. SUÇ : Hırsızlık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155688 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Müdafiin görevlendirilmesi" başlıklı 150. maddesinde yer alan, "(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir. (2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. (3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır. (4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 142/1-e maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunun cezasının alt sınırı itibariyle zorunlu müdafi tayini gerekmediği anlaşılmış ise de, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 27.11.2023 tarihli ve 2023/5520 esas, 2023/8777 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, sanığın mahkeme huzurunda alınan 19.01.2023 tarihli savunmasında, müdafiinin huzurda olduğunu ve müdafii ile birlikte savunma yapacağını beyan etmesine rağmen müdafii olmadan savunması alındığı cihetle, mahkemesince sanığın müdafii varsa müdafii huzurunda yeniden savunmasının alınması, müdafii yok, ancak baro tarafından müdafi görevlendirilmesini talep etmesi halinde görevlendirilecek müdafii huzurunda savunmasının alınması, ya da müdafii isteyip istemediği sorularak müdafii istemediğini beyan etmesi halinde, savunmasının tekrar alınmayarak karar verilmesi gerekirken bu çelişki giderilmeden sanığın savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İncelemeye konu dosyada; hükümlünün savunmasının alındığı 19.01.2023 tarihli duruşmada, kendisine yasal hakları hatırlatıldıktan sonra "...müdafii tayin talebim yoktur, savunmamı bizzat kendim yapacağım," demesinin akabinde bu beyanının devamında "...müdafim huzurdadır, savunmamı birlikte yapacağız..." şeklinde bir ifadede bulunduğunun duruşma tutanağında yer aldığı anlaşılmış ise de; hükümlüye yüklenen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-e maddesinde düzenlenen suçun gerektirdiği ceza miktarı itibarıyla zorunlu müdafi atanmasının gerekmemesi, ihtiyari müdafilik hususunda ise hükümlünün açıkça müdafi tayin talebi olmadığını beyan etmesi ve müdafisiz olarak savunmasını yapması karşısında, müdafiinin huzurda olduğuna ve savunmasını birlikte yapacaklarına dair sonraki beyanının sehven (fazladan) zapta geçirilmiş bir beyan olduğu değerlendirilmekle; mahkemece müdafi talebi de bulunmadığı anlaşılan hükümlüye müdafi tayin edilmeksizin yapılan yargılamada hükümlünün savunma hakkı kısıtlanmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hırsızlık (TCK 142/1-e) suçundan mahkûmiyetle sonuçlanan dosyada, sanığın duruşmada önce müdafi istemediğini beyan edip ardından 'müdafim huzurdadır' demesi karşısında savunma hakkının kısıtlandığı gerekçesiyle kanun yararına bozma istenmiştir.

Hukuki İlke: TCK 142/1-e suçunun ceza miktarı itibarıyla CMK 150 kapsamında zorunlu müdafi gerektirmediği; sanığın açık müdafi tayin talebi bulunmadığı ve sonraki çelişkili beyanın sehven zapta geçtiği değerlendirilerek savunma hakkının kısıtlanmadığı sonucuna varılmıştır.

Uygulama Sonucu: Kanun yararına bozma istemi, CMK 309 koşulları oluşmadığından REDDEDİLMİŞ; dosya mahkemesine gönderilmek üzere tevdi edilmiştir.

Dava Strateji Notu: Zorunlu müdafilik alt sınırı beş yılı geçmeyen suçlarda kendiliğinden doğmaz; savunma hakkı kısıtlaması iddiasını güçlendirmek için sanığın müdafi talebini duruşma tutanağına net ve tereddütsüz geçirtmek kritiktir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla