İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/1772 Karar: 2026/4014 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/1772 K.2026/4014

2. Ceza Dairesi 2026/1772 E. , 2026/4014 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/1293 E., 2025/1252 K. SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret İlk Derece Mahkemesince konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükme yönelik istinaf ince

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/1772 E. , 2026/4014 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/1293 E., 2025/1252 K. SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret İlk Derece Mahkemesince konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükme yönelik istinaf ince

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/1772 E. , 2026/4014 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/1293 E., 2025/1252 K. SUÇ : Konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret İlk Derece Mahkemesince konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, hukuki nitelendirilmede hataya düşüldüğüne, hırsızlık suçunun oluşmadığına ve TCK'nın 145. ve 62. maddelerinin uygulanmadığına yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Niğde 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.10.2023 tarihli ve 2023/255 Esas, 2023/439 Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükmüne yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 28.03.2024 tarihli ve 2024/102 Esas, 2024/1111 Karar sayılı kararı ile “...Olay günü sanığın müdahilin evinin olduğu bahçe içerisindeki binaya geldiği, müdahilin kardeşi ... tarafından içeri alındığı, bodrum katta eski eşyaların olduğu atölye kısmını müdahilin kardeşi ... ile gezdiği, müdahilin kardeşini uzaklaştırmak için tanık ...'e müdahili çağırmasını söylediği bunun üzerine tanık ...'in ağabeyi olan müdahili çağırmak üzere sanığın yanından ayrıldığı, bu sırada sanığın kimse farketmeden 1 adet büyük bakır kazanı, 1 adet küçük bakır kazanı, 2 adet orta boy bakır leğeni, 4 adet bakır güğümü 29.05.2023 tarihli olay yeri krokisinden de anlaşılacağı üzere atölyenin binanın yan tarafında bina bahçesine açılan kapının önüne bıraktığı, müdahilin sanığın yanına gelmesi üzerine kısa süre müdahille sohbet edip bina ana girişinden çıktıkları, sanığın müdahilin yanından ayrıldıktan sonra müdahilin konutunun olduğu binanın atölye girişi olan kısımdaki bahçe kapısından girerek bahçe içerisinde sonradan almak üzere bıraktığı suça konu eşyaları alarak olay mahallinden uzaklaştığının anlaşılması karşısında; sanığın binaya ilk girişinin ... nezaretinde ve rızasıyla olduğu için konut dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturmadığı ancak sanığın suça konu eşyaları binanın bahçesi içerisindeki atölye çıkış kapısı kenarına gizledikten sonra müdahilin açık muvafakati olmadığı halde suça konu eşyaları almak amacıyla binanın atölye girişinin olduğu yerdeki bahçe kapısından binanın bahçesine girmesiyle konut dokunulmazlığını ihlal etmek suçunun oluştuğu halde sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,...” nedeniyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 28.03.2024 tarihli ve 2024/102 Esas, 2024/1111 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Niğde 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2024 tarihli ve 2024/198 Esas, 2024/491 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla