Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/1604 E. , 2026/4634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/84 E., 2024/349 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I. Suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin incelenmesinde Yargıtay Ceza Genel K
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/1604 E. , 2026/4634 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/84 E., 2024/349 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I. Suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin incelenmesinde Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; suça sürüklenen çocuğun 24.12.2025 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde temyiz sebebi içeren dilekçe ile temyiz isteminde bulunmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuğun temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE, II. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin, “sadece şikâyetçi beyanına dayanılarak mahkûmiyet hükümleri kurulduğuna, suça sürüklenen çocuğun suç kastının bulunmadığına, suç vasfında hata yapıldığına, malın değer azlığının Mahkemece değerlendirilmediğine ve kararın suça sürüklenen çocuk lehine bozulmasına” yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinin, 17.03.2022 tarihli, 2020/515 Esas ve 2022/160 Karar sayılı dosyasında verilen hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının ve suça sürüklenen çocuklar müdafiinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2022/1607 Esas, 2022/2685 Karar sayılı kararı ile "Suça konu bisikletlerin aldığı yerin bina eklentisi niteliğinde olduğu, bu nedenle de bu suça sürüklenen çocuğun fiilinin TCK'nun 142/2-h madde ve fıkrasında belirtilen bina veya eklentileri içerisinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğu ve suça sürüklenen çocuğun suça konu bisikletleri almak amacıyla diğer fail ... ile suça konu binanın etrafı duvarla çevrili ve bu şekilde dış dünyadan soyutlanan bahçesine girmekle konut dokunulmazlığını ihlâl suçunun oluşacağı, bu nedenlerle de suça sürüklenen çocuk hakkında TCK'nun 116/1, 119/1-c madde ve fıkraları yönünden de değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verildiğinden" bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılıkların aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği" Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 28.09.2022 tarihli ve 2022/1607 Esas, 2022/2685 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinin 11.10.2023 tarihli, 2022/603 Esas ve 2023/680 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: İstanbul Anadolu 1. Çocuk Mahkemesinin bisiklet hırsızlığına ilişkin beraat hükmü, istinafta İstanbul BAM 7. Ceza Dairesince 'bisikletlerin alındığı yerin bina eklentisi olduğu, eylemin TCK'nın 142/2-h maddesindeki nitelikli hırsızlığı oluşturduğu ve duvarla çevrili bahçeye girilmesiyle TCK'nın 116/1 ve 119/1-c maddeleri yönünden konut dokunulmazlığının ihlâlinin de değerlendirilmesi gerektiği' gerekçesiyle dosya üzerinden bozulmuş; çocuk mahkemesi bozma sonrası mahkûmiyet kurmuştu. Suça sürüklenen çocuğun kendi temyizi sebep içermediğinden reddedildi, müdafiin temyizi esastan incelendi.
Hukuki İlke: İstinaf dairesinin beraat hükmünü suç vasfı ve sübuta ilişkin kendi değerlendirmesiyle (eklenti niteliği, nitelikli hâl, ek suç değerlendirmesi) dosya üzerinden bozması, CMK m.280/1-(e) ve (f) bentlerindeki sınırlı bozma nedenlerine girmez; aleyhe vasıflandırma ancak m.280/1-(g) uyarınca duruşma açılıp deliller tartışılarak yapılabilir. Kanunsuz bozma ve üzerine kurulan mahkûmiyet, YCGK 2024/6-490 E., 2025/197 K. ve AYM 2023/33667 sayılı kararları uyarınca hükümsüzdür.
Uygulama Sonucu: BOZMA (Tebliğname'deki onama görüşüne aykırı olarak): Beraatten mahkûmiyete giden usul zinciri hukuki değerden yoksun bulundu; çocuk mahkemesinin bozma sonrası kurduğu hükümler CMK m.302/2 gereği bozularak dosya duruşma açılıp yeniden görülmek üzere İstanbul BAM 7. Ceza Dairesine gönderildi.
Dava Strateji Notu: Çocuk müvekkil ilk derecede beraat etmişken istinafın dosya üzerinden aleyhe vasıf değerlendirmesiyle (eklenti/nitelikli hırsızlık) mahkûmiyet yolunu açması, temyizde hükümsüzlük sonucu doğuran ağır bir usul hatasıdır; Tebliğname onama yönünde olsa bile bu argümanla bozma alınabildiğini bu dosya gösteriyor. Çocuğun kendi imzasıyla verdiği sebep göstermeyen temyiz dilekçesinin reddedildiğine dikkat edin; temyizi mutlaka gerekçeli biçimde müdafi eliyle yapın.