İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/1890 Karar: 2026/3284 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/1890 K.2026/3284

2. Ceza Dairesi 2026/1890 E. , 2026/3284 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/1096 E., 2025/1335 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma Katılan vekilinin temyizinin sanıklara yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I. Katılan vekili ve s

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/1890 E. , 2026/3284 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/1096 E., 2025/1335 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma Katılan vekilinin temyizinin sanıklara yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I. Katılan vekili ve s

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/1890 E. , 2026/3284 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2024/1096 E., 2025/1335 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma Katılan vekilinin temyizinin sanıklara yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I. Katılan vekili ve sanık ...'un sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik temyizlerine ilişkin olarak yapılan incelemede Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2023 tarihli bozma kararının, aynı suçu işleyen ve verilen kararı istinaf etmeyerek hakkındaki hüküm kesinleşen ...'e sirayet ettirilmesinin, sanığa ve katılan vekiline Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararından sonra verilen ilk derece mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen 18.06.2025 tarihli kararına karşı temyiz hakkı vermeyeceği ve sirayet müessesesinin yasal sonucu gereği sanığın ve katılan vekilinin bu hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından, sanık hakkında açılan kamu davasının niteliğine ve hükmün mahiyetine göre, sanık ...'in ve katılan vekilinin hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ...'in ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II. Katılan vekili ve sanık ...'ın sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik temyizlerine ilişkin olarak yapılan incelemede ise İlk Derece Mahkemesince hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ...'ın temyiz isteminin "Lehe hükümlerin uygulanmasına"; katılan vekilinin temyiz isteminin "İndirim nedenlerinin uygulanmamasına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.05.2023 tarihli ve 2022/170 Esas, 2023/245 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ...'ın istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde, ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.11.2023 tarihli ve 2023/3311 Esas, 2023/3864 Karar sayılı kararı ile “ Eylemin gündüz vakti işlenmesi sebebiyle fazla ceza tayin edildiğinden" bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.11.2023 tarihli ve 2023/3311 Esas, 2023/3864 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2024 tarihli ve 2023/548 Esas, 2024/153 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin ve sanık ...'ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmü, Bölge Adliye Mahkemesince "eylemin gündüz vakti işlenmesi sebebiyle fazla ceza tayin edildiği" gerekçesiyle dosya üzerinden bozulmuş, ilk derece mahkemesi yeniden hüküm kurmuş ve bu hükme yönelik istinaf başvurusu esastan reddedilmişti. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, istinaf etmeyerek hükmü kesinleşen sanığa bozmanın sirayet ettirilmesinin ona ve katılan vekiline sonraki hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğini belirleyip bu temyizleri reddetti; diğer sanık yönünden ise bozma kararının hukuka aykırılığını inceledi.

Hukuki İlke: CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentleri, bölge adliye mahkemesinin duruşma açmadan bozma kararı verebileceği hâlleri sınırlı olarak sayar; bu bentler dışındaki bir hukuka aykırılık için duruşmasız bozma kararı verilmesi ve direnme yetkisi olmayan ilk derece mahkemesinin yeniden hüküm kurması yasal dayanaktan yoksundur. Daire, Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli 2024/6-490 E., 2025/197 K. sayılı kararına ve Anayasa Mahkemesinin 2023/33667 sayılı mahkemeye erişim hakkı ihlali kararına dayanarak bu tür bozma kararlarının hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl olduğunu vurguladı. Ayrıca sirayet müessesesinin, hükmü kesinleşen sanığa sonraki karara karşı temyiz hakkı tanımadığı ilkesi uygulandı.

Uygulama Sonucu: Sirayet nedeniyle kurulan hükme yönelik temyizler CMK 298/1 uyarınca reddedildi; diğer sanık yönünden ise ceza tayinine ilişkin gerekçeyle duruşmasız verilen bozma kararı CMK 280/1-(e) ve (f) kapsamında olmadığından hüküm CMK 302/2 gereği bozularak dosya, davanın yeniden görülüp duruşma açılarak hukuka aykırılığın istinafta giderilmesi için gönderildi.

Dava Strateji Notu: İstinaf dairesi ceza miktarına ilişkin bir hatayı duruşma açmadan bozma yoluyla gidermişse, bu bozmaya dayanan tüm sonraki hükümler hukuki değerden yoksundur; müdafi temyizde doğrudan bu usul aykırılığını ileri sürmelidir. Buna karşılık hükmü istinaf etmeyip sirayetten yararlanan sanık yönünden sonraki karara karşı temyiz yolunun kapalı olduğu unutulmamalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla