İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/2171 Karar: 2026/4733 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/2171 K.2026/4733

2. Ceza Dairesi 2026/2171 E. , 2026/4733 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2577 E., 2025/273 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma I. Sanık ... müdafiinin temyiz talebine ilişkin olarak yapılan inceelemede Ankara Bölge Adli

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/2171 E. , 2026/4733 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2577 E., 2025/273 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma I. Sanık ... müdafiinin temyiz talebine ilişkin olarak yapılan inceelemede Ankara Bölge Adli

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/2171 E. , 2026/4733 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2577 E., 2025/273 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma I. Sanık ... müdafiinin temyiz talebine ilişkin olarak yapılan inceelemede Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 21.11.2023 tarihli ve 2023/2668 Esas, 2023/3204 Karar sayılı bozma kararının sanık ...'e sirayet ettirilmesinin, sanığa bozmadan sonra verilen 19.02.2025 tarihli hükmü temyiz hakkı vermeyeceği ve sirayet müessesesinin yasal sonucu gereği sanık müdafiinin bu hükümleri temyiz etme olanağı bulunmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 298. maddesi gereğince, Tebliğname’ye aykırı olarak REDDİNE, II. Sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz taleplerine ilişkin olarak yapılan incelemede İlk Derece Mahkemesince hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin "yeterli delil olmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Ankara 60. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2023 tarihli ve 2023/424 Esas, 2023/60 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf istemleri üzerine yapılan inceleme neticesinde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 21.11.2023 tarihli ve 2023/2668 Esas, 2023/3204 Karar sayılı kararı ile “Her iki suçtan da tek eylemden dava açılmasına rağmen iki eylemden hüküm kurulduğundan, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmediğinden suçun işlendiği zaman diliminin yazılmadığından " bahisle hükümlerin bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 21.11.2023 tarihli ve 2023/2668 Esas, 2023/3204 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine verilen Ankara 60. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2024 tarihli ve 2024/34 Esas, 2025/454 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Ankara 60. Asliye Ceza Mahkemesinin hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurduğu mahkûmiyet hükümleri, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince "tek eylemden dava açılmasına rağmen iki eylemden hüküm kurulduğu, etkin pişmanlık hükümlerinin gözetilmediği ve suçun işlendiği zaman diliminin yazılmadığı" gerekçeleriyle dosya üzerinden bozulmuştu. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, bozmanın sirayet ettirildiği sanık yönünden temyiz istemini reddederken, diğer iki sanık yönünden istinaf kararının hukuka uygunluğunu denetledi.

Hukuki İlke: İddianame ile hüküm arasındaki eylem sayısı uyumsuzluğu, etkin pişmanlığın gözetilmemesi ve suç zamanının yazılmaması gibi aykırılıklar CMK 280/1-(e) ve (f) bentlerindeki sınırlı duruşmasız bozma nedenlerinden olmadığından, istinaf dairesinin bunları (g) bendi uyarınca davayı yeniden görüp duruşma açarak gidermesi zorunludur; ayrıca bozması kendisine sirayet ettirilen sanığın müdafii, sirayet müessesesinin yasal sonucu gereği bozma sonrası verilen hükmü temyiz edemez.

Uygulama Sonucu: Sirayetten yararlanan sanık yönünden temyiz istemi CMK 298. madde gereği Tebliğname'ye aykırı olarak reddedildi; diğer sanıklar yönünden ise kanuni dayanağı bulunmayan bozmaya dayanan hükümler CMK 302/2 uyarınca bozularak dosya duruşmalı yargılama için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere tevdi edildi.

Dava Strateji Notu: Eylem sayısı ve suç vasfına ilişkin uyuşmazlıkların istinafta dosya üzerinden bozma ile çözülmesi hükümsüzdür; müdafi bu tür kararlarda yetki aşımını temyiz dilekçesinin ilk sırasına koymalıdır. Ancak bozmanın sirayetiyle yeniden yargılanan müvekkil için temyiz kapısının kapalı olduğu, savunma stratejisinin bu gerçeğe göre istinaf aşamasında kurulması gerektiği akılda tutulmalıdır.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla