İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/2698 Karar: 2026/5428 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/2698 K.2026/5428

2. Ceza Dairesi 2026/2698 E. , 2026/5428 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/265 E., 2025/674 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/2698 E. , 2026/5428 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/265 E., 2025/674 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/2698 E. , 2026/5428 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/265 E., 2025/674 K. SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.06.2011 tarihli 2011/6-94 Esas ve 2011/133 Karar sayılı kararı uyarınca; mahkûmiyete ilişkin hükmün Özel Daire tarafından onandığı tarih ile bu karara yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının Yargıtay Ceza Genel Kurulunca kabul edildiği tarih arasında geçen sürenin dava zamanaşımının hesaplanmasında göz önünde bulundurulmaması gerektiğinin kabulü zorunludur. Ancak itirazın kabulü üzerine dosyanın derdest hale gelmesi nedeniyle yargılamaya devam edildiğinde, Özel Daire tarafından itirazın kabulü tarihinden itibaren geçerli olmak üzere süre işlemeye devam edeceğinden dava zamanaşımının buna göre hesaplanması gerektiği nazara alınarak; sanık hakkındaki mala zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün onanmasına ilişkin Dairemizin 06.10.2022 tarihli, 2021/4606 Esas, 2022/16337 Karar sayılı kararından sonra, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının sadece mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik 16.11.2022 tarihli itirazı sonrası, Dairemizin 27.12.2023 tarihli, 2022/14356 Esas, 2023/10088 Karar sayılı kararıyla bahse konu mala zarar verme suçundan verilen “onama” kararının kaldırılması ile sanık hakkındaki mala zarar verme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verildiği tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu belirlenerek yapılan incelemede; I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa'nın 66/1-e, 66/4. maddelerine göre hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, en son kesen işlem olan 03.11.2015 ilk mahkumiyet tarihinden, 24.11.2025 ikinci mahkûmiyet tarihine kadar geçtiği gözetilmeden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, II-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanık hakkında Tarsus 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2015 tarihli, 2015/264 Esas, 2015/987 Karar sayılı kararı ile hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz istemi üzerine Dairemizin 06.10.2022 tarihli, 2021/4606 Esas, 2022/16337 Karar sayılı ilâmı ile hükmün bozulmasına, mala zarar verme suçu yönünden kurulan hükmün onanmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının sadece mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik 16.11.2022 tarihli itirazı sonrası, Dairemizin 27.12.2023 tarihli, 2022/14356 Esas sayılı kararıyla bahse konu mala zarar verme suçundan verilen “onama” kararının kaldırılması ile mala zarar verme suçu yönünden kurulan hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak hırsızlık suçundan kurulan hükmün Dairemizin 06.10.2022 tarihli, 2021/4606 Esas, 2022/16337 Karar sayılı kararı ile bozulduğu, iki ayrı bozma ilamı sonrası mahkemece, Dairemizin mala zarar verme suçuna yönelik 27.12.2023 tarihli, 2022/14356 Esas, 2023/10088 Karar sayılı bozma ilâmını esas alarak hırsızlık ve mala zarar verme suçundan yargılama yaparak hüküm kurulmuş ise de; Dairemizin 06.10.2022 tarihli, 2021/4606 Esas, 2022/16337 Karar sayılı ilâmı ile hırsızlık suçundan kurulan hükmün aleyhe bozulması nedeniyle davaya yeniden bakacak mahkemece, sanığa 06.10.2022 tarihli bozma ilâmı okunarak ve bozma ilâmında belirtilen hususlarla ilgili diyecekleri sorulup savunması alınarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlanmış olması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri, daha önce Dairenin onama kararı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı ve itiraz üzerine verilen bozma kararlarının ardından bozma sonrası yeniden temyiz edilmiştir. 2. Ceza Dairesi, Ceza Genel Kurulunun 2011/6-94 E. sayılı kararı uyarınca onama ile itirazın kabulü arasındaki sürenin zamanaşımı hesabına katılmayacağını belirleyerek her iki suç yönünden ayrı ayrı inceleme yapmıştır.

Hukuki İlke: TCK'nın 151/1. maddesindeki mala zarar verme suçunda, aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/4. maddelerine göre hesaplanan 8 yıllık dava zamanaşımı en son kesme işleminden itibaren dolmuşsa kamu davasının düşürülmesi zorunludur; ayrıca aleyhe bozma üzerine yeniden yargılamada sanığa bozma ilâmı okunup diyecekleri sorulmadan hüküm kurulması savunma hakkının kısıtlanmasıdır.

Uygulama Sonucu: Mala zarar verme suçundan kurulan hüküm bozularak 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesi yetkisiyle kamu davasının CMK'nın 223/8. maddesi gereği düşmesine, hırsızlık hükmü ise 06.10.2022 tarihli aleyhe bozma ilâmı sanığa okunmadan hüküm kurulup savunma hakkı kısıtlandığından bozulmasına karar verilmiştir; çünkü ilk mahkûmiyet tarihi 03.11.2015 ile ikinci mahkûmiyet tarihi 24.11.2025 arasında 8 yıllık zamanaşımı geçmiştir.

Dava Strateji Notu: Uzun süren bozma-itiraz süreçlerinde müdafi, onama ile itirazın kabulü arasındaki durma dönemini ayrıştırarak zamanaşımını yeniden hesaplamalı; sekiz yıllık sürenin dolduğu mala zarar verme gibi suçlarda düşme talebi temyizde tek başına sonuç alabilir. Ayrıca aleyhe bozma sonrası duruşmada bozmaya karşı diyeceklerin sorulmamış olması her zaman denetlenmesi gereken mutlak bir bozma sebebidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla