İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/2616 Karar: 2026/5512 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2026/2616 K.2026/5512

2. Ceza Dairesi 2026/2616 E. , 2026/5512 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/654 E., 2025/544 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarı

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/2616 E. , 2026/5512 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/654 E., 2025/544 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarı

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/2616 E. , 2026/5512 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/654 E., 2025/544 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I) Sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik mala zarar verme ile şikâyetçiler ...'a ve ...'e yönelik hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Şikâyetçi ...'ün bozma sonrası yapılan 31.10.2023 tarihli duruşmadaki beyanına göre; sanığın babası tarafından olaydan bir süre sonra zararın giderilmek istendiği, şikâyetçinin ise zararın karşılanmasını kabul etmediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik mala zarar verme suçu bakımından zararın giderilebilmesi için bir tevdi mahallinin belirlenmesi ve ödeme yapıldıktan sonra 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi; sanığın, şikâyetçi ...’a ait iş yerinden 60-70,00 TL para çaldığı, dosya içerisinde mevcut 27.05.2014 tarihli tutanağa göre, kolluk görevlilerince yakalanan sanığın üst aramasında ele geçen paranın 49,50 TL’sinin şikâyetçiye teslim edildiği, ancak sanığın bahsi geçen paranın kendisine ait olduğunu, suça konu işyerinden çaldığı parayı açık kimlik bilgilerini bilmediği ... ve ... adlı kişilere verdiğini beyan ettiği, bozma ilâmından sonra yürütülen yargılama sırasında şikâyetçinin, zararının tamamının soruşturma aşamasında sanığın babası tarafından giderildiğini ifade ettiğinin anlaşılması karşısında; dosya içerisindeki Teslim ve Tesellüm Tutanağı içeriği de dikkate alındığında, sanık tarafından soruşturma aşamasında gerçekleştirilen iadenin kısmi iade niteliğinde olduğu belirlendiğinden; sanık hakkında, kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunup bulunmadığı adı geçen şikâyetçiden sorulduktan sonra sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık suçu bakımından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi; sanığın şikâyetçi ...'e ait simitçi büfesinden 42,00 TL para ile 100 TL değerinde akü çalması şeklinde gerçekleşen somut olayda; suç tarihi itibarıyla suça konu eşyaların değerinin az kabul edilmesinin olanaklı olmadığı gözetilmeden sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesi uyarınca uygulama yapılmak suretiyle eksik ceza tayini ile şikâyetçinin mala zarar verme suçundan doğan zararın giderilmesi söz konusu olmadığından sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik mala zarar verme suçundan tayin edilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesi uyarınca indirim yapılması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; sanık hakkında, soruşturma aşamasında gerçekleşen kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rıza gösteren şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümde uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un "168/1-4" yerine "168/1" maddesi şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, II) Sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümler ile şikâyetçi ...'a yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanığın, şikâyetçi ...’e ait iş yerine aynı suç işleme kararının icrası kapsamından aynı gün saat 00. 28... .57'de iki kez girdiği, ilk girişinde yazar kasanın alt bölümü ile 10 TL parayı çaldığı, ikinci girişinde ise buzdolabındaki birkısım malzemeleri yediği ve işyerindeki televizyonu yerinden sökmesine rağmen taşıyamadığı için olay yerinden alamadığı somut olayda; hırsızlık suçu bakımından tek bir suçtan hüküm kurularak 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik yazılı şekilde hırsızlık suçundan iki kez mahkûmiyet hükmü kurulması, 2. Şikâyetçi ...'ün bozma sonrası yapılan 31.10.2023 tarihli duruşmadaki beyanına göre; sanığın babası tarafından olaydan bir süre sonra zararın giderilmek istendiği, şikâyetçinin ise zararın karşılanmasını kabul etmediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçları bakımından zararın giderilebilmesi için bir tevdi mahallinin belirlenmesi ve ödeme yapıldıktan sonra etkin pişmanlık iradesinin sanık lehine yorum yapılarak soruşturma aşamasında tezahür ettiği de dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 168/1. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Dairemizin 12.04.2022 tarihli bozma ilâmında belirtildiği üzere; sanığın, şikâyetçi ...’e ait işyerinden, 10 TL bozuk para ile yazar kasanın alt bölümünü çalması ve buzdolabındaki birkısım malzemeleri yemesi şeklindeki eylemi bakımından, suça konu malzemelerin değeri sorulup sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 145. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçları bakımından yazılı şekilde hükümler kurulması, 4. Kabule göre de; sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik gece vakti işlenen hırsızlık suçu bakımından; 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 143. maddeleri uyarınca belirlenen 2 yıl 4 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 145. mddesi gereği 1/2 oranında indirim yapılırken 1 yıl 1 ay yerine 2 yıl 2 ay; 168/1. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapılırken 4 ay 20 gün yerine 8 ay 20 gün ve devamında da 62. maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılırken 3 ay 26 gün yerine 7 ay 6 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini, 5. Sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan alt sınırdan hüküm kurulduğu hâlde, suçun gerektirdiği cezanın alt sınırın 6 ay hapis cezası olmasına rağmen Mahkemece teşdit gerekçesi gösterilmeksizin sanığın takdiren 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, 6. Sanık hakkında Mahkemenin, 18.11.20 14... .07.2019 tarihli kararlarının yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği, bu hükümler aleyhine bir temyiz istemi bulunmadığı gözetilerek sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan tayin olunan 5 ay hapis cezasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında yazılı şekilde 1 yıl hapis cezasına hükmolunması, 7. Sanık hakkında şikâyetçi ...'a yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan hüküm kurulurken, hüküm fıkrasında suçun iş yeri dokunulmazlığının ihlâli olarak belirtilmesine rağmen, uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 116/2. maddesi yerine, aynı Kanun'un 116/1. maddesi olarak yazılması ile gerekçeli karar başlığında suç adının iş yeri dokunulmazlığının ihlâli yerine konut dokunulmazlığını ihlâl etme olarak gösterilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sonrası sanık hakkında şikâyetçi ...'e yönelik hırsızlık suçundan kurulacak hükümde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında farklı şikâyetçilere yönelik hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından bozma üzerine yeniden kurulan mahkûmiyet hükümleri temyiz edilmiştir. Sanık bir iş yerine aynı gece iki kez girmiş, ilk girişte yazar kasanın alt bölümü ile 10 TL çalmış, ikinci girişte buzdolabındaki malzemeleri yemiş ve söktüğü televizyonu taşıyamadığı için alamamıştır; babası bazı şikâyetçilerin zararını gidermeye çalışmış ancak kabul edilmemiştir.

Hukuki İlke: Aynı suç işleme kararıyla aynı iş yerine aynı gece iki kez girilerek işlenen hırsızlıkta TCK 43/2 uyarınca zincirleme tek suçtan hüküm kurulmalıdır; şikâyetçi zarar giderimini kabul etmiyorsa mahkeme tevdi mahalli belirleyip ödeme sonrası TCK 168/1'i uygulamalı, değeri az eşyada TCK 145 değerlendirilmeli ve yalnızca sanık lehine temyiz edilen önceki hükümdeki ceza 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereği kazanılmış hak oluşturur.

Uygulama Sonucu: Bir kısım hükümler onanmış; ancak zincirleme suç yerine iki ayrı mahkûmiyet kurulması, tevdi mahalli belirlenmeden etkin pişmanlığın uygulanmaması, eşya değeri sorulmadan TCK 145'in atlanması, indirim oranlarında hesap hatalarıyla fazla ceza tayini, gerekçesiz teşdit ve kazanılmış hakkın ihlali nedenleriyle diğer hükümler Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle bozulmuştur.

Dava Strateji Notu: Şikâyetçinin ödemeyi reddetmesi etkin pişmanlığı düşürmez: müdafi, mahkemeden tevdi mahalli belirlenmesini isteyerek ödemeyi bloke hesaba yaptırıp TCK 168/1 indirimini zorlayabilir; ayrıca bozma sonrası yargılamada önceki cezanın yalnızca sanık lehine temyiz edilmişse aşılamayacağı (kazanılmış hak) ve indirim zincirindeki aritmetik hatalar mutlaka denetlenmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla