Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/1674 E. , 2026/2535 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/110 E., 2024/2789 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesinin beraat kararları kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hük
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/1674 E. , 2026/2535 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/110 E., 2024/2789 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesinin beraat kararları kaldırılarak mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin "suç tarihinde olay yerinde bulunduğuna ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığına, zaman zaman arkadaşlarına ve akrabalarına kullanmaları için verdiğini beyan etmesine rağmen suçta kullanılan aracın adına kayıtlı olması nedeniyle tarafına ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, tanığın kendisini teşhis edemediğine, ilk derece mahkemesi tarafından hakkında verilen beraat kararının yerinde olduğuna"; sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanığın suçsuz olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle suçun ispat edilemediği, suçu sanığın işlediğinin sabit olmadığı anlaşıldığından hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken cezalandırılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna"; katılanlar vekilinin temyiz isteminin ise "sanığın üst hadden cezalandırılması gerekirken alt sınırdan ceza verildiğine, cezayı hafifletici nedenler oluşmamasına rağmen takdiri indirim nedenlerinin uygulandığına, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesine karşın katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri reddedilmiştir. Ancak; Sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş olması karşısında, kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesi uyarınca, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm tarihine göre 20.400,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara verilmesine karar verilmek suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca usûl ve yasaya uygun olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararlarına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları, Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılarak mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. Sanık, suçta kullanılan aracın adına kayıtlı olmasının tek başına delil olamayacağını ve tanığın kendisini teşhis edemediğini savunmuş; katılanlar vekili ise sanığın mahkûmiyetine rağmen lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmediğini ileri sürmüştür.
Hukuki İlke: Kendisini vekille temsil ettiren katılanlar lehine, sanığın cezalandırılması hâlinde hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. maddesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi zorunludur; bu eksiklik CMK 303 kapsamında Yargıtayca düzeltilebilir nitelikte bir hukuka aykırılıktır.
Uygulama Sonucu: Sanık ve müdafiinin sübuta ilişkin temyiz nedenleri reddedilmiş; vekâlet ücreti eksikliği bozmayı gerektirmişse de aykırılık düzeltilebilir olduğundan, 20.400 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara verilmesine karar verilmek suretiyle hükümler düzeltilerek onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Katılan vekili için hükümde vekâlet ücretinin unutulması tek başına temyiz nedeni yapılabilir ve Yargıtay bunu bozmaya gerek kalmadan düzelterek karara bağlayabilir; sanık cephesinden ise aracın kendi adına kayıtlı olması gibi dolaylı delillere dayalı mahkûmiyetlere karşı istinaf aşaması kritik eşiktir, çünkü istinafın beraati kaldırarak kurduğu mahkûmiyet temyizde kolay kolay dönmemektedir.