Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/2989 E. , 2026/4029 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/502 E., 2024/780 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde 5271 sayılı CMK'nın 288. madde
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/2989 E. , 2026/4029 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/502 E., 2024/780 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama I) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde 5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek hırsızlık suçundan verilen karar temyiz edilirken herhangi bir gerekçe gösterilmediğinden sanığın temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, II) Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık müdafiinin temyiz isteminin ''sanık hakkında verilen kararın her türlü şüpheden uzak somut delillere dayanmadığına, sanığın olay yerinde olduğu, olay yerinde parmak izinin bulunduğu hususunda çelişkiler bulunduğuna, sanığın zararı karşılayacağını talep etmesine karşın, zararın karşılanması ile alakalı olarak sanığa herhangi bir süre verilmediğine, bozma öncesi zararı karşılamak hususunda talebi değerlendirilmediği gibi bozma sonrası da herhangi bir şekilde zararı gidermek isteyip istemediğinin sorulmadığına ve bu nedenle sanık hakkında fazla ceza tayin edildiğine'' yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyet kararı hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/4. maddesi uyarınca Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Özgün Analiz
Olay Özeti: Adana 10. Asliye Ceza Mahkemesinin bozma üzerine hırsızlıktan kurduğu mahkûmiyet hükmünü hem sanık hem müdafii temyiz etmiştir. Sanığın kendi dilekçesi gerekçesiz olduğundan reddedilmiş; müdafiin parmak izi tespitindeki çelişkilere ve zararı karşılama talebine süre verilmediğine dayanan temyizi ise esastan incelenmiştir.
Hukuki İlke: Daire, bozma sonrası kurulan hükmün CMK 307/3 uyarınca temyiz edilebilir olduğunu kabul etmiş; mahkûmiyette isabetsizlik görmezken, 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle TCK 53'te yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilebileceğini belirterek bunu bozma nedeni yapmamıştır.
Uygulama Sonucu: Sanığın gerekçesiz temyizi CMK 298 uyarınca reddedilmiş; müdafiin temyizi ise CMK 302/1 gereği esastan reddedilerek mahkûmiyet hükmü tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle onanmıştır.
Dava Strateji Notu: Zarar giderme iradesinin dile getirilmiş ama fiilen gerçekleştirilmemiş olması etkin pişmanlık indirimi için yeterli görülmüyor; mahkemenin süre vermemesine güvenmek yerine yargılama devam ederken zararın depo edilmesi veya ödendiğinin belgelenmesi gerekir. TCK 53'e ilişkin lehe değişiklikler ise bozma değil, infazda dikkate alınma konusudur; bunun için ayrıca temyiz tüketmeye gerek yoktur.