KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2026/3001 E., 2026/5179 K.
- Karar tarihi
- 25 Mart 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2025/190 E., 2025/464 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Detayı
332 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/3. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinde " Temyiz ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.
Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinde ise " Temyiz eden hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır, temyiz sebebi ancak hükmün hukukî yönüne ilişkin olabilir" şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin "sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi kanaatte olunması halinde lehe olan diğer tüm hükümlerin uygulanmasına karar verilmesinin talep edildiğine, ayrıntı içermeyen matbu gerekçeler ile karar verildiğine,
sanığın cezalandırılmasına dayanak olarak gösterilebilecek her türlü şüpheden uzak, hiçbir somut ve kesin delil bulunmadığına, sanık lehine olan delillerin değerlendirilmediğine, malın değerinin azlığı, şikâyetten vazgeçme hükümleri ile diğer lehe olan tüm hükümlerin değerlendirilmesi gerektiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına", sanığın temyiz isteminin ise;
"daha önce kendisine verilen ceza çok bulunduğundan Yargıtay tarafından Mahkemenin kararının bozulduğuna ancak Mahkemenin yine aynı cezayı verdiğine, olayı samimi olarak ikrar etmesine rağmen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, Yargıtay tarafından belirtilen bozma nedenlerinin dikkate alınmasına ve verilen kararın bozulmasına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede.