İçeriğe geç
AC
2. Ceza Dairesi Esas: 2026/3864 Karar: 2026/5731 Tarih: 2026

Yargıtay 2. Ceza Dairesi — Yağma Suçu Kararı (E.2026/3864 K.2026/5731)

2. Ceza Dairesi 2026/3864 E. , 2026/5731 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3414 E., 2026/83 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzer

Karar Özeti

2. Ceza Dairesi 2026/3864 E. , 2026/5731 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3414 E., 2026/83 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzer

Karar Detayı

2. Ceza Dairesi 2026/3864 E. , 2026/5731 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3414 E., 2026/83 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, "mahkûmiyete esas delil olarak kullanılan kamera kayıtları, görüntü kalitesi, bilirkişi raporu ve raporda kullanılan ifadelerin kesinlikten uzak olduğuna, teşhis işlemlerinin usulüne uygun şekilde yaptırılamadığına, mahkûmiyet kurulmasına yetecek nitelikte kuşkudan uzak delil bulunmadığına, bilirkişi raporunun eksik, kısa ve kanaat içerikli olduğuna, katılan beyanları ile fiil arasında kesin bağ kurulamadığına, tutukluluğun ölçülülükten uzak bulunduğuna, sanığın zararı karşılamak istediğine" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle yüklenen hırsızlık suçundan verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Özgün Analiz

Olay Özeti: Sanık hakkında katılana yönelik hırsızlık suçundan mahkûmiyet kurulmuş, istinaf esastan reddedilmiştir. Sanık ve müdafii; mahkûmiyete esas kamera kayıtlarının ve bilirkişi raporunun kesinlikten uzak olduğunu, teşhis işlemlerinin usulüne uygun yapılmadığını, kuşkudan uzak delil bulunmadığını ve tutukluluğun ölçülü olmadığını ileri sürmüştür.

Hukuki İlke: Kamera kaydı, bilirkişi raporu ve teşhise dayalı delillerin değerlendirilmesi mahkemenin takdir alanındadır; bu değerlendirmede isabetsizlik bulunmadığı takdirde temyiz sebepleri yerinde görülmez.

Uygulama Sonucu: Temyiz istemleri esastan reddedilerek hüküm onanmıştır.

Dava Strateji Notu: Görüntü kaydı ve teşhise dayalı hırsızlık dosyalarında, delilin güvenilirliğine yönelik soyut itirazlar yeterli olmaz; teşhis işleminin usule aykırılığı somut olarak (örneğin çoklu teşhis kuralına aykırılık) belgelenmeli ve mümkünse istinaf aşamasında karşı bilirkişi/teknik inceleme talep edilmelidir.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla