KÜNYE
2. Ceza Dairesi 2026/4201 E., 2026/8026 K.
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2023/3537 E., 2025/1418 K
- Suç
- Hırsızlık
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- Tebliğname görüşü
- Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi
Karar Detayı
338 kelime·2 dk okuma
Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır.
Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır.
Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, üst sınırdan ceza verildiğine, zararın giderildiğine ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142. maddesinde 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun'un 62. maddesi ile yapılan ve 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik uyarınca, sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırının 5 yıldan fazla olması ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.10.2021 tarihli ve 2021/35 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı dikkate alınarak,
5271 sayılı Kanun’un 150/3. maddesi uyarınca sanığa zorunlu müdafi atanmış ve müdafii huzurunda savunması alınmış ise de, müdafiin hazır bulunmadığı duruşmada mahkûmiyete karar verilerek aynı Kanun’un 188/1 ve 289/1-(e) maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının aynı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesine,
Özgün Analiz
Olay Özeti
Olay Özeti: Sanık hırsızlık suçundan (nitelikli hâl) İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesince mahkûm edilmiş, istinaf esastan reddedilmiştir. Sanığa CMK 150/3 uyarınca zorunlu müdafi atanmış ve müdafi huzurunda savunması alınmış olmakla birlikte, mahkumiyet kararı müdafiin hazır bulunmadığı bir duruşmada verilmiştir.
Hukuki İlke
Hukuki İlke: TCK 142/2-h ve 143. maddelerdeki suçun cezasının alt sınırının beş yıldan fazla olması nedeniyle CMK 150/3 gereği müdafi atanması zorunludur; ancak müdafiin hazır bulunmadığı oturumda mahkumiyet hükmü kurulması, CMK 188/1 ve 289/1-(e) maddelerine aykırı olup savunma hakkının kısıtlanmasıdır.
Uygulama Sonucu
Uygulama Sonucu: Savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle hüküm CMK 302. maddesi gereği BOZULMUŞ; dosya CMK 304/2-a uyarınca ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.
Dava Strateji Notu
Dava Strateji Notu: Zorunlu müdafili dosyalarda duruşma tutanaklarını oturum oturum kontrol edin: hüküm kurulan (özellikle esas hakkında savunma ve son söz alınan) oturumda müdafi yoksa, CMK 188/1 ve 289/1-(e) mutlak bozma nedeni oluşturur. Bu, esasa girmeden hükmü bozduran güçlü ve somut bir temyiz sebebidir.