Karar Özeti
2. Ceza Dairesi 2026/6312 E. , 2026/9865 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/170 E., 2026/110 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I-Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümle
Karar Detayı
2. Ceza Dairesi 2026/6312 E. , 2026/9865 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/170 E., 2026/110 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma I-Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin,14.01.2026 tarihli ve 2026/170 Esas, 2026/110 Karar sayılı kararının sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II- Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü; 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanıklar ... ve ... müdafileri ve sanıkların temyiz istemlerinin "tanıkların alınan ifadelerinde araç içinde iki köpek gördüklerini söyledikleri büyükbaş hayvana ilişkin bir görgülerinin bulunmadığına, diğer tanıklar ... ve ...'ın görgüye dayalı bilgilerinin olmadığına, yapılan incelemede büyükbaş hayvan hırsızlığına ilişkin bir bulgunun bulunmadığına zaten çalınan hayvanların araca sığmasının mümkün olmadığına, sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyetlerine karar verilmesine, 8 adet küçükbaş hayvanın araca sığmasının mümkün olmadığına, diğer ikrar eden sanık ... ın zorlama ile ifadesinin alındığına" sanık ... ve müdafinin temyiz istemlerinin "sanığın savunmasının nazara alınmadığına, yine diğer sanık ...'ın sanığın yanlarında olmadığını beyan etmesine rağmen sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken mahkûmiyetine karar verilmesine, HTS ve baz istasyonlarının incelenmesi hâlinde sanığın üzerine atılı suçu işlemediğinin anlaşılacağına, takdiri indirim maddelerinin uygulanmadığına" sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın soruşturma evresinde alınan beyanlarının baskı altında alındığına, sanığın suç tarihinde suçun işlendiği ... ilçesi ile bir bağlantısının olmadığına, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut delilin bulunmadığına, sanığın aşamalarda samimi anlatımları ve suçu kabul etmemekle birlikte usuli kazanılmış hak olarak cezasında indirim yapılması gerektiğine, pişmanlığın sanık lehine yorumlanmadığına" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Konya Bölge Adliye Mahkemesinin 07.03.2024 tarihli 2023/2505 Esas, 2024/923 Karar sayılı bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerine uygun olarak duruşma açmaksızın bozma kararının verildiği ancak; 5271 sayılı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde, bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, ... Ceza Mahkemesinin 03.02.2025 tarihli ve 2024/130 Esas, 2025/22 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik sanıklar müdafilerinin ve sanıklar ..., ..., ...'ın istinaf talebi üzerine yapılan inceleme neticesinde, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 18.06.2025 tarihli ve 2025/1000 Esas, 2025/1555 Karar sayılı kararı ile, "UYAP kayıtlarına göre hükmün verildiği 03.02.2025 tarihinde sanık ...'ın cezaevinde bulunduğu, sanığın duruşmadan bağışık tutulma talebi de olmayıp vareste tutulması yönünde bir karar da alınmadığı halde sanık ...'ın son celse duruşmada hazır bulundurulmayıp yokluğunda karar verilmesi suretiyle CMK'nın 289/1 (e) maddesine aykırı davranılması, yargılama giderinin CMK'nun 326/2. maddesi uyarınca her birinden hisseleri oranında alınmasına karar verilmesi gerekirken eşit olarak tahsiline şeklinde karar verilmesi, sanığın eyleminin TCK’nun 142/2-(h) maddesinde düzenlenen bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık suçuna göre daha özel bir düzenleme olan TCK’nun 142/2-(g) maddesine uyduğu gözetilmeden yazılı şekilde TCK’nun 142/2-(g)(h) maddesinden hüküm kurulması" gerekçeleri ile hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, hukuka kesin aykırılık hâllerini düzenleyen yine aynı Kanun’un 289. maddesinin 1. fıkrasının (h) bendinde yer alan “hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması” kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 18.06.2025 tarihli ve 2025/1000 Esas, 2025/1555 Karar sayılı bozma kararı ile bozma kararı üzerine verilen ... Asliye Ceza Mahkemesinin 24.10.2025 tarihli ve 2025/297 Esas, 2025/437 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.