KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2008/3734 E., 2009/13172 K.·Mirastan Iskat Tasarrufun İptali Vasiyetnamenin İptali
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2009
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 510 ]
4721 S. TÜRK MEDENİ KANUNU [ Madde 575 ]
"İçtihat Metni"
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mah-kemece verilen hükmün temyizen murafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.
1-
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuna uygun se-beplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tasarrufta belirtilen davacı Ercüment'le ilgili mirasçılıktan çıkarma sebebinin varlığı ispatlanmış olup, onun yönünden çıkarma geçerli olduğundan, adı geçen davacının temyiz itirazları yersizdir.
2-
Diğer davacı Hafize'nin temyizinin incelenmesine gelince;
Mirasbırakan Yusuf, 21.03.1989 tarihli vasiyetnamesiyle; "oğlu Ercüment'i kendisini öldürmeye teşebbüs ettiğinden ve eşinin kardeşi Cavifi öldürdüğünden ve bu hususun Manisa Ağır Ceza Mahkemesi'nin 1988/16 esas, 1988/53 karar sayılı kararıyla sübuta ermiş bulunduğundan bahisle, mi-rasından ıskat ettiğini bildirmiş, aynı tasarrufunda, Ercüment'in fürularının da terekeden mahfuz hisse talep edemeyeceklerini..." beyan etmiş, 15.02.2007 tarihinde vefat etmiştir.
Davacı Hafize, ıskat edilen Ercüment'in çocuğu, mirasbırakan Yusufun torunudur. Miras, mirasbırakanın ölümüyle açılır (TMK m. 575/1). Mirasçılık ve mirasın geçişi mirasbırakanın ölümü tarihine göre belirlenir. Türk Medeni Kanunu'nun 510/1. maddesi uyarınca ancak "saklı paylı mirasçılar" mirasçılıktan çıkarılabilir. Mirasbırakanın ölümü tarihinde oğlu Ercüment sağ olduğuna göre, Hafize'nin mirasın açıldığı tarihte saklı paylı mirasçılığı söz konusu değildir.
Dolayısıyla vasiyetnamede yer alan "Ercüment'in fürularına" ilişkin tasarruf Hafize bakımından geçerli değildir. O halde, Hafize ile ilgili tasarruf yönünden davanın kabulüne, vasiyetnamenin "Ercüment'in fürularına" ilişkin bölümünün iptaline karar verilmesi gerekirken, onun yönünden de ret hükmü kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2008/3734, K. 2009/13172, 2 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama