KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/11991 E., 2011/17776 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
Karar Metni
236 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün her iki dava yönünden temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 1.11.2011 günü tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmedi. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle yerel mahkeme tarafından Türk Medeni Kanununun 170/1. maddesi hükmü uyarınca ayrılık kararı verilmiş bulunduğunun anlaşılmasına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 73.90 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 ... içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 01.11.2011 (Salı)
Boşanma sebebi ıspatlanmıştır. Dava boşanmaya ilişkindir. Taraflar arasında gerçekleşen olaylara göre, ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğunu gösteren delil ve olgular yoktur. O nedenle boşanma yerine ayrılık kararı verilmesi doğru değildir. Davalı-davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle değerli çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Kabule göre de; dava boşanmaya ilişkin ise, ancak ortak hayatın kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebilir, böyle bir durumda mahkemece hem ayrılığa, hem de boşanma davasının reddine karar verilmesi usule aykırıdır. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/11991, K. 2011/17776, 1 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama