KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/16206 E., 2011/9656 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Gaziantep 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 02.06.2010
- Numarası
- Esas no:2008/1555 Karar no:2010/733
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm her iki dava yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
1-Davacı-davalı koca tarafından açılan boşanma davasında davalı-davacı kadın 12.01.2009 tarihli dilekçesiyle karşılık dava açmış, kocanın davasının reddini, kendisi tarafından açılan karşılık davanın kabulü ile boşanmaya karar verilmesi ve evlilik sırasında edinilmiş malların tasfiyesi nedeniyle 65.000 TL.alacak talep etmiştir. Karşılık davadaki istekler ile ilgili başvuru ve nispi karar ilam harçları yatırılmıştır. Davanın kabulüne ve tarafların boşanmalarına, mal rejiminin tasfiyesine dayalı istek hakkında ise bu konuda dava ve talep haklarının saklı tutulmasına yatırılan nispi harcın da istek halinde iadesine şeklinde karar verilmiştir.
Mahkemece, davalı-davacı kadın tarafından açılan karşılık boşanma davası hakkında da olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken; bu konuda yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup; bozmayı gerektirmiştir.
2-Davalı-davacı kadın; evlilik birliği içinde edinilen mallarla ilgili olarak mal rejiminin tasfiyesini istemiş, karşılık dava açmış, harcını da yatırmıştır. Boşanma davası içinde, mal rejiminin tasfiyesine yönelik isteklerin incelenebilmesi, eşler arasındaki mal rejiminin sona ermesi halinde mümkündür.
Evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesi halinde; mal rejimi evliliğin sona ermesini sağlayan davanın dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK.md.225/2). Boşanma yönünde oluşacak hüküm kesinleşmedikçe, bu taleplerin incelenmesi yasal olarak mümkün bulunmamaktadır.
O halde, davalı-davacının mal rejiminin tasfiyesine ilişkin talebinin tefrik edilmesi, boşanma davasının sonucunun beklenmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken ve mal rejiminin tasfiyesine yönelik açılmış bir davanın varlığı da gözetilmeden; yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/16206, K. 2011/9656, 2 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama