KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2010/4128 E., 2011/6094 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Anamur Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 19.12.2008
- Numarası
- Esas no:2008/344 Karar no:2008/676
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir (HUMK.md.76). Davacı, davalının eşini kasten öldürdüğünü ileri sürerek, mirasçılıktan iskat edilmesini istediğine göre, dava, mirastan iskata ilişkin değil, mahrumiyet nedenlerinin gerçekleştiğinin tespitine ilişkindir. Mirasçılık ve mirasın geçişi, mirasbırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir (4722 s.Yürürlük K.md.17). Mirasbırakan A.
07.07.1999 tarihinde eşi olan davalı tarafından öldürülmüştür. Ölüm tarihinde yürürlükte olan Türk Kanunu Medenisinin 520.maddesinin (1.) bendine göre; kasten veya haksız olarak müteveffayı öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler mirasçı olamazlar. Buna göre, mirastan mahrumiyet sebebinin meydana gelebilmesi için, öldürme veya buna teşebbüsün kasten veya hukuka aykırı olarak yapılmış olması şarttır.
Mirasbırakanı öldüren kimse, fiili işlediği sırada, kendi kusurundan kaynaklanmayan sebeplerle ayırt etme gücünden yoksun ise, bu kişilerin fiilleri Kanunda gösterilen ayrık durumlar dışında hukuki sonuç doğurmayacağından (TKM.md.15) mahrumiyet sonucu meydana gelmez. Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 1999/112 esas, 2000/200 karar sayılı kararından; davalının eşini öldürdüğü, ancak bu suçu işlediği zaman akıl hastası olduğu tespit edildiğinden.
Türk Ceza Kanununun 46/1.maddesi gereğince davalıya ceza verilmediği anlaşılmaktadır. Bu karar 28.09.2001 tarihinde kesinleşmiştir. Şu halde, öldürme eyleminin gerçekleştiği sırada davalı mümeyyiz olmadığına göre, Türk Kanunu Medenisinin 520/1.maddesinde yer alan mirastan mahrumiyet sebebi meydana gelmemiştir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/4128, K. 2011/6094, 5 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama