KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/13629 E., 2012/9294 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Bafra 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 23.03.2011
- Numarası
- Esas no:2010/131 Karar no:2011/203
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (koca) tarafından; kusur belirlemesi ve davalı yararına hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakası yönünden; davalı (kadın) tarafından ise hükmün tamamına şamil olmak üzere temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece; “taraflar arasında cinsel ilişkinin kurulamadığı, bunda kusurun sadece bir eşe yüklenmesinin mümkün bulunmadığı, her iki eşin de eşit kusurlu olduğu” kabul edilerek evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanmalarına karar verilmiş, davalı yararına yoksulluk nafakası takdir edilmiştir.
Oysa yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; taraflar arasında cinsel ilişkinin davalının sürekli olarak kaçınması sebebiyle kurulamadığı, davalının “zorla evlendirildiğini, evliliği istemediğini söylediği ve kocası için “yılan görmüş gibi oluyorum” dediği anlaşılmaktadır.Gerçekleşen bu duruma göre, boşanmada "davalının ağır kusurlu” olduğunun kabulü gerekir. Yoksulluk nafakası için, nafaka talep eden tarafın daha ağır kusurlu olmaması zorunludur (TMK.md.175).
Bu yön nazara alınmadan, davalının eşit kusurlu kabul edilmesi ve yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/13629, K. 2012/9294, 11 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama