KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/4181 E., 2012/1202 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Kartal 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 04.11.2010
- Numarası
- Esas no:2009/503 Karar no:2010/1368
Karar Metni
240 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Türk Medeni Kanununun 168. maddesine göre boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Aynı Yasanın 19. maddesinde yerleşim yeri bir kişinin sürekli kalmak niyetiyle oturduğu yerdir.
29.04.2006 günlü Remi Gazetede yayımlanarak yayım tarihinde yürürlüğe giren 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kunununa göre kişilerin yerleşim yeri adreslerinin nüfus aile kütüklerinde bulunması zorunludur (5490 sayılı Kanun 7/g). Bu Kanuna dayanılarak çıkarılan ve 15.08.2007 tarihinde yürürlüğe konulan Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliğine göre de yerleşim yeri adreslerinin tutulmasında kişilerin yazılı beyanı esas alınır (5490 sayılı Kanun md.50/1,Yönetmelik md. 13/1).
Adres beyan formundaki bildirim aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. Tarafların evlilik birliğinin devamı süresince Edremit'te oturdukları anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan ikametgah belgesi ve Adres Kayıt Sistemine göre davacının yerleşim yerinin Edremit olduğu bildirilmiştir. Davacı-davalı kadın vekilinin vekaletnamesinde de kadının adresi olarak Edremit gösterilmiştir.
Gerçekleşen bu durum karşısında; mahkemece süresinde yapılan yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi gerekirken; yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/4181, K. 2012/1202, 24 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama