KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2011/8707 E., 2012/6498 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ankara 9. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 1.2.2011
- Numarası
- Esas no:2009/650 Karar no:2011/102
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece; "davalı tam kusurlu" kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş, bunun dayanağı olarak, davalının eşine fiziki şiddet uygulaması, hakaret etmesi ve eşyalara zarar vermesi gösterilmiştir. Davalının mahkemece kabul edilen bu eylemlerinin sabit olduğu tartışmasızdır. Ne var ki davacının da; eşini kültürsüz, görgüsüz olduğunu söyleyerek aşağıladığı ve onu tokatladığı, yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır.
Bu halde evlilik birliğinin tarafların eşit derecede kusurlu davranışlarıyla temelinden sarsıldığının kabulü gerekir.
Hal böyle iken davalının "tam kusurlu" kabul edilmesi doğru değil ise de; taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan bırakmayacak nitelikte bir geçimsizik mevcut ve sabit olduğuna göre, verilen boşanma kararı bu sebeple sonucu itibarıyla doğru olduğundan; boşanma hükmünün kusura ilişkin gerekçesinin değiştirilmesi suretiyle onanmasına (HUMK. md. 438/son) karar verilmesi gerekmiş; davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalının boşanmada daha ağır kusurlu olmadığı ve herhangi bir geliri ve malvarlığının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu halde davalı yararına Türk Medeni Kanununun 175. maddesi gereğince davacının mali gücü oranında uygun miktarda yoksuluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2011/8707, K. 2012/6498, 20 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama