KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2012/9281 E., 2013/9489 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Hatay 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 2.2.2012
- Numarası
- Esas no:2011/20 Karar no:2012/120
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı kadın tarafından her iki dava yönünden; davalı-davacı koca tarafından ise velayet, nafaka, tazminatlar ve yargılama giderleri yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 05.04.2013 günü duruşmalı temyiz eden davacı-davalı G... B... vekili Av. E... D... geldi. Karşı taraf temyiz eden davalı-davacı M... B... ile vekili gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Toplanan delillerden, davacı -davalı kadının güven sarsıcı davranışlar içine girdiği; buna karşılık, davalı-davacı kocanın da aşırı kıskanç tavırlar sergilediği ve birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.
Bu sonucun gerçekleşmesinde, her iki taraf da kusurlu olmakla birlikte, davacı-davalı kadının kocasına göre daha fazla kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Taraflar arasındaki olayların yıkıcı etkisi ve her iki tarafında boşanmayı istemiş olması karşısında, davacı- davalı kadın da dava açmakta haklı olup. Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları kadının davası yönünden gerçekleşmiştir.
O halde davacı-davalı kadının boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şeklide reddi doğru görülmemştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/9281, K. 2013/9489, 5 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama