KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/1886 E., 2013/17135 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Tuzla l. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 28.12.2011
- Numarası
- Esas no:2010/847 Karar no:2011/1030
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (koca) tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, tarafların karşılıklı olarak evlilik birliğinin kendilerine yüklediği birlik görevlerini yerine getirmekten kaçındıkları anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasını gerektiren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Bu halde koca da boşanmayı talep etmekte haklıdır. Kocanın birleştirilen boşanma davası bakımından Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi koşulları oluşmuştur. Koca tarafından açılan boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile reddi isabetsiz olmuş bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacı-davalı kadının boşanma isteğini içeren ilk dava dilekçesinde ziynet eşyaları konusunda bir davası (talebi) bulunmamaktadır. Davacı-davalı kadının sonradan ziynet eşyaları için talepte bulunması ve bu sırada harç da yatırmış bulunması, bu talebi dava halinde getirmez. Bu durumda, davacı-davalı tarafından usulüne uygun harcı yatırılarak açılmış bir davası ve karşı davası olmadığından, davacının bu talepleriyle ilgili olarak “ karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulması gerekirken; usulüne uygun bir dava varmış gibi, ziynet eşyaları talebinin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/1886, K. 2013/17135, 19 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama