KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/2145 E., 2013/22419 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2013
- Mahkemesi
- Antalya 5. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 18.10.2012
- Numarası
- Esas no:2012/63 Karar no:2012/868
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından velayetin değiştirilmesine ilişkin hüküm yönünden; davacı tarafından ise çocukla baba arasında tesis edilen kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacının temyiz itirazlarına gelince;
Kişisel ilişki konusunda son oturumda tefhim edilen kararla, sonradan yazılan gerekçeli karar arasında uyumsuzluk yaratılmıştır. Tefhim edilen kararda " 1-20 Temmuz tarihleri arasında ve yarıyıl tatilinin 1-7 günleri arasında kişisel ilişki" tesis edilmişken, sonradan yazılan gerekçeli kararda "1 - 31 Temmuz tarihleri ve Şubat ayının 1-7 günleri arası" kişisel ilişki kurulmuştur. Bu haliyle tefhim edilen karara uygun gerekçeli karar oluşturulmamıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (6100 s. HMK. m.298/2) Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/ kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/2145, K. 2013/22419, 1 Ekim 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama