KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/231 E., 2013/12831 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Kartal 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 09.10.2012
- Numarası
- Esas no:2011/672 Karar no:202/1514
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından kusur belirlemesi, nafakaların miktarı ile manevi tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davacı-davalı kocanın mahkemece belirlenen kusurlarının yanı sıra güven sarsıcı davranışlarının da bulunduğu kanıtlanmıştır. Davacı-davalı kocanın belirlenen kusuru; aynı zamanda davalı-davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Davalı-davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları oluşmuştur.
Türk Medeni Kanununun 174/2 maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-davacı kadının ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK. md.4 TBK. md. 50, 51, 52, 58) dikkate alınarak davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/231, K. 2013/12831, 7 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama