KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2013/6862 E., 2013/18731 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (kadın) tarafından; kusur belirlemesi, reddedilen maddi ve manevi tazminat istekleri, nafakalar ve adli yardım talebi yönünden, davacı (koca) tarafından ise; katılma yolu ile reddedilen maddi ve manevi tazminat istekleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı kocanın harcı ve kaydı olmayan katılma yolu ile temyiz dilekçesinin incelenmesine yer olmadığına,
2-Davalı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, davalı kadının, eşinin ekonomik güvenini sarstığı, yalan söylediği ve hakkında icra takibi yapılmasına neden olduğu, buna karşılık davacı kocanın da eşine fiziksel şiddet uyguladığı, boşanmaya neden olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının anlaşılmış bulunmasına göre davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Yukarıda açıklandığı üzere boşanmaya neden olaylarda taraflar eşit kusurludur. Hal böyle iken mahkemece davalının tamamen kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesi nazara alınarak davalı kadının boşanmakla yoksulluğa düşeceği dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
c)Türk Medeni Kanunun 169. maddesinde, hakimin geçici bir önlem olarak tedbir nafakasına hükmedilmesi için tarafların kusurlu olup olmamaları bir unsur olarak yer almamakta, hangisinin daha az ya da çok kusurlu olduğunun belirlenmesi yönünde bir koşul öngörülmemektedir.
Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davalı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
d)Davalı kadının adli yardım talebi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/6862, K. 2013/18731, 2 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama