KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/2872 E., 2014/21539 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Adana 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 12.11.2013
- Numarası
- Esas no:2012/805 Karar no:2013/931
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından; her iki dava yönünden, davalı-davacı (kadın) tarafından ise; tazminatların ve yoksulluk nafakasının miktarı yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 04.11.2014 günü duruşmalı temyiz eden davacı-karşı davalı M.. B.. vekili Av.E.. U.. ve karşı taraf temyiz eden davalı-karşı davacı F.. B.. vekili Av.N.. Ş..geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının tüm, davacı-davalı kocanın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır.
Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır.
Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davalı-davacı kadın yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı, ölçülülük ilkesine uygun olmayıp fazla bulunmuştur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
KARŞI OY YAZISI
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları davalı-davacı kadının kusursuz oluşu, davacı-davalı kocanın tam kusurlu oluşu, davalı-davacı kocanın uzun zamandan beri başka bir kadınla yaşaması yaşadığı kadın üzerine yüklü miktarda taşınmaz devri yapmasıda gözönüne alındığında mahkemece takdir ve tayin edilen manevi tazminatın hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu görüşündeyim. Farklı düşünüyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/2872, K. 2014/21539, 4 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama