KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/9423 E., 2014/20736 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Bozova Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 06.12.2013
- Numarası
- Esas no: 2013/107 Karar no:2013/428
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı (kadın) tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar ve ziynet alacağının reddi yönünden; davalı (koca) tarafından ise, nafakalar ve velayet düzenlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davalı kocanın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kocanın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Toplanan delillerden, velayeti davacı anneye bırakılan müşterek çocuğun yargılama süresince davalı babanın ailesi ile birlikte yaşadığı ve çocuğun masraflarının davanın devamı süresince davalı baba tarafından karşılandığı anlaşılmaktadır. Müşterek çocuk yararına tedbir nafakası (TMK.md.169) koşulları oluşmamıştır. Gerçekleşen bu durum karşısında müşterek çocuk yararına tedbir nafakası talebinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacı kadının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Mahkemece, “tarafların eşit kusurlu davranışlarıyla evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı” kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; davacı kocanın birlik görevlerini yerine getirmediği, eşini uzun süreli olarak ailesinin yanına bıraktığı ve hastalığı ile ilgilenmediği, eşine “konuşma hakkın yok, seni sevmiyorum” diyerek duygusal şiddet uyguladığı, buna karşılık, davacı kadının da eşine beddua ettiği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmaya neden olan olaylarda, davacı kocanın davalı kadına nazaran daha ziyade kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece bu yön nazara alınmadan tarafların eşit kusurlu olarak kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı kadının maddi-manevi tazminat (TMK.d.174/1-2) isteklerinin reddi doğru olmamıştır.
b-Davacı kadının ziynet alacağı, gösterdiği delillerle kanıtlanamamıştır. Ancak, açıkça yemin deliline dayandığı halde, kadına yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamıştır. Bu nedenle, mahkemece ziynet alacağı istemiyle ilgili olarak davacı kadına yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak, kabul edildiği takdirde usulünce yemine ilişkin yargılama işlemlerinin yerine getirilmesi ve gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/9423, K. 2014/20736, 23 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama