KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/979 E., 2014/11182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Kastamonu Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 18.11.2013
- Numarası
- Esas no:2013/307 Karar no:2013/396
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, 5395 sayılı Yasa gereği verilen bakım tedbirinin kaldırılmasına ilişkindir. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkindir. Bakım tedbirinin kaldırılmasına ilişkin bu davada husumet, bakım kararının kaldırılması istenen küçüğün yasal temsilcisine yönetilmelidir. Husumetin velayet sahibi babaya yöneltilmesi için davacıya mehil verilmesi davaya dahil edildiği takdirde delillerinin toplanıp, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan eksik hasımla yargılama yapılıp karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Bakım tedbirinin kaldırılmasına ilişkin davada, husumetin bakım kararının kaldırılması istenen küçüğün yasal temsilcisine yöneltilmesi gerektiği doğrudur. Bir davanın hasımlı mı yoksa hasımsız mı açılacağına, hasımlı açılacaksa da husumetin kime yöneltileceğine davacı karar verir. Mahkeme, davanın hasımsız olarak açılıp açılamayacağına, hasımlı açılması gerekiyorsa husumetin doğru kişiye yöneltilip yönetilmediğini araştıracak ve sonucuna göre karar verecektir.
Mahkemenin husumet yöneltmek gibi bir görevi yoktur. Somut olayda dava, bakım kararının kaldırılması istenen küçüğün yasal temsilcisine husumet yöneltilerek açılması gerekirken hasımsız olarak açılmış ve davacının bu hatanın düzeltilmesine ilişkin bir talebi de bulunmamaktadır. Davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmamıştır.
Hüküm sonucu itibariyle doğru olup bu sebeple gerekçesinin değiştirilerek onanması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun hükmün bozulması yönündeki görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/979, K. 2014/11182, 14 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama