KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/11196 E., 2016/1276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Ziynet Alacağı
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından ziynet alacağı yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise kusur belirlemesi, manevi tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Davalı-davacı kadının harcı ve kaydı olmayan temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 2-Davacı-davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2). fıkrasında: hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyunadırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır.
Bu düzenlemeye göre; dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir.
Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm altına alınan ziynetlerin bedelleri tek tek belirtilmeden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/11196, K. 2016/1276, 20 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama