KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/12059 E., 2016/1879 K.·İncelenen Kararın:
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 03/02/2015
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından reddedilen boşanma davası, kusur belirlemesi, davacı-davalı erkek lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat ile vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Mahkemece, davalı-davacı kadının müşterek çocuğun aldırılması hususunda davacı-davalı erkeğin muvafakatini almadığı gerekçesiyle ağır kusurlu bulunarak davacı-davalı erkeğin boşanma davası kabul edilmiş ise de; toplanan delillerden; müşterek çocuğun aldırılması eyleminden sonra evliliğin devam ettiği anlaşılmakladır. Davalı-davacı kadının bu eyleminin davacı-davalı erkek tarafından affedildiği, en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü gerekir.
Davalı-davacı kadına atfı kabil başka bir kusurun varlığı ise ispat edilememiştir. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı-davalı erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiş, ne var ki hükmün boşanmaya ilişkin bölümü temyizin kapsamı dışında bırakıldığından bu husus bozma sebebi yapılmamış, tenkit edilmekle yetinilmiştir.
2- Toplanan delillerden; davacı-davalı erkeğin bağımsız konut temin etmediği, davalı-davacı kadının tedavisi ile ilgilenmediği ve davalı-davacı kadına karşı ilgisiz davrandığı anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre davalı-davacı kadm dava açmakta haklı olup, davasının kabulüne karar vermek gerekirken, reddi doğru görülmemiş ise de davacı-davalı erkeğin boşanma davasının kabulü suretiyle verilen boşanma hükmü temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir.
Bu durumda davalı-davacı kadının boşanma davasındaki boşanma talebinin konusu kalmamıştır. O halde bu husus gözetilerek davalı-davacı kadının boşanma talebi hakkında, konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm tesisi ile yargılama gideri ve vekalet ücreti konularında, davada haklılık durumuna göre (HMK m. 331/1) karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte gösterildiği üzere boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-davalı erkek tamamen kusurludur. Kusurlu eş yararına tazminata hükmedilemez. Bu husus gözetilmeden erkek yararına maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) hükmedilmesi doğru olmamıştır. 4-Davacı-davalı erkek tamamen kusurlu olduğuna ve bu davranışlar kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunduğuna göre kadın yararına Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi uyarınca uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken reddi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/12059, K. 2016/1879, 4 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama