KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/15092 E., 2016/6304 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından; kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, nafakalar ve ihtiyati tedbir kararı yönünden, davacı tarafından ise; katılma yoluyla nafaka ve tazminat miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Hüküm, davalı erkek tarafından temyiz edilmiş, diğer taraf vekili de, temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteğinde bulunmuştur (HUMK m. 433/2). Hükmü süresinde temyiz etmemiş olan tarafın, temyize cevap dilekçesindeki temyiz itirazlarının incelenebilmesi, temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren on gün içinde cevap vermesi halinde mümkündür (HUMK m. 433/2).
Davalı erkeğin temyiz dilekçesi, diğer tarafa 04.05.2015 günü tebliğ edilmiş; karşı taraf, hükme ilişkin itirazlarını da ihtiva eden temyize cevap dilekçesini, yasal on günlük süre içinde 07.05.2015 günü vermiştir. Bu durumda davacı kadının katılma yoluyla temyizinin süresinde olduğunun kabulüyle, 12.05.2015 tarihli temyiz talebinin reddi kararının bozularak kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
2-Tarafların temyiz sebeplerine hasren yapılan incelemeye gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle 23.06.2014 tarihli ara kararla davalı erkek adına kayıtlı aracın ve banka hesabının üzerine konulan tedbir kararını Türk Medeni Kanununun 169. maddesi kapsamında verildiğinin ve boşanma kararının kesinleşmesi tarihinde kendiliğinden sona erdiğini ve davalı erkeğe sadakatsizlik olarak yüklenen eylemin sadakatsizlik boyutunda olmayan, güven sarsıcı davranış niteliğinde olduğu, bu duruma göre de erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı kadın lehine takdir edilen yoksulluk nafakası çoktur. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/15092, K. 2016/6304, 29 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama