KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/20229 E., 2016/13512 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından karşı davanın reddi, kusur belirlemesi, kadın lehine hkümedilen nafaka ve maddi tazminat yönünden; davacı-davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen manevi tazminat, maddi tazminat ve nafakaların miktarı ile reddedilen ziynet alacağı talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece erkeğe kusur olarak yüklenen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında, erkeğin, kayınvalidesine eşinin kendi ailesiyle birlikte oturmayı kabul etmemesi halinde onu baba evine götürmesini söylediği, kabul etmiyorsa çeksin gitsin dediği, erkeğin annesinin kadını ve kadının annesini evden kovduğu, aynı yerde olan erkeğin bu olaya müdahale etmediği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu duruma göre davalı-davacı erkeğin boşanmaya neden olan bu kusurlu davranışları aynı zamanda davacı-davalı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi koşulları kadın yararına oluşmuştur.
O halde, mahkemece tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4, BK m. 42, 43, 44, 49) dikkate alınarak davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu yön dikkate alınmadan, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davacı kadının manevi tazminat talebinin reddi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/20229, K. 2016/13512, 4 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama