KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2015/22583 E., 2017/1550 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğu belirlenerek tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davacı kadının 13.11.2014 tarihinde Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesine dayalı boşanma davası açtığı; ön incelemede anlaşma sağlanamaması üzerine davanın çekişmeli boşanma davasına dönüştüğü, davacı kadının ön inceleme duruşmasında davalıya yönelik fiziksel şiddet, birlik görevlerini yerine getirmeme ve uyuşturucu madde kullanma vakıalarını ileri sürdüğü, bu vakalara ilişkin delil bildirmediği ve iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davasının reddedildiği ve kararın da 10.03.2015 tarihinde temyiz edilmeyerek kesinleştiği görülmektedir.
Davacı kadın bu kez, reddedilen boşanma davasında ileri sürdüğü vakıaları, boşanma sebebi yaparak yeniden eldeki boşanma davasını açmıştır. Önceki boşanma davasının açılmasından daha önceki bir tarihte başlamak üzere; tarafların ayrı yaşamaya başladığı, sonrasında bir araya gelinmediği, önceki davanın açılmasından sonra da yeni bir olayın meydana gelmediği, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı gibi, aksini kanıtlar nitelikte bir delil de bulunmamaktadır.
Kadının açtığı boşanma davası, reddedilip kesinleştiğine ve daha sonra da yeni bir olay meydana gelmediğine göre, davalı erkeğe bir kusur yüklenmesi doğru değildir. O halde, kadının eldeki boşanma davası yönünden Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesindeki boşanma koşulları oluşmamıştır. Açıklanan sebeplerle kadının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/22583, K. 2017/1550, 16 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama